Çocuğun Diliyle Konuşabilmek…

13 Eyl 2016

Yetişkinler için doğru bir davranış çocuklar için de geçerli olsaydı hiç bir ayrım yapmadan insan davranışlarını genel ele alabilirdik. Fakat yetişkinliğe giden yolda, çocukluk evresinin son derece önemli bir dönem olduğunu bildiğimiz için, onların algısıyla dünyanın nasıl olduğunu ve hangi dili nasıl konuşmak gerektiğini bilmek de gerekiyor. Bizim “A” dediğimizi, çocuklar “B” anlamasın; aynı dili konuşarak birbirimizi daha iyi anlayabilelim diye, gelin bu yazıya kulak verelim!

160992704-56a258445f9b58b7d0c93228

Çocukların dünyasında en önemli şey, bir yetişkinin kendisini gerçekten anlayıp anlayamadığıdır. Öfke krizleri, şiddetli ağlamalar, çocukta çoğu zaman bu anlaşılamama duygusunun hakim olmasındandır. Her şeyden önce çocuğa “Seni iyi anlıyorum.” mesajı verilmelidir. Bunun için de, kardeşinin başını okşarken gördüğü için yanınıza öfkeyle gelen çocuğunuza ” Seni de çok seviyorum, kardeşini de.” demek çocuğu yeterince tatmin etmez. Öncelikle çocuğun içine dolmuş olan öfke duygusunu boşaltması sağlanmalıdır ve “Kardeşinin başını okşamam hoşuna gitmedi, seninle az ilgilendiğimi düşündün.” gibi ifadelerle çocuğun duygularına tercüman olmak gerekiyor. Daha sonra ise çocuğun beklediği ne ise o verilmelidir.

blog1

Çocuklarla kısa ve öz cümlelerle konuşulmalıdır. Ayrıca çocuklar, söylediklerinizin somut tarafını anlayacaktır; bir yetişkinle konuşur gibi soyut ifadeler çocuklar için kuru gürültüdür. Bir gün terapiye gelen bir çocukla çalışırken, evde ailesine karşı söylediği hoş olmayan kelimeleri bir daha kullanmaması gerektiğini anlatmaya çalışıyordum. Bunun için etrafıma bakındım önce, sonra odanın ortasında bulunan sehpanın üzerindeki peçete kutusuna yaklaştım ve çocuğa da gelmesini rica ettim. Birlikte içimizdeki hoş olmayan kelimeleri ellerimiz yardımıyla alıp kutunun içine doldurduk. Bu hareketler hem çocuğu çok eğlendiriyor, hem de önemli bir mesaj veriyordu. Böylece çocuk tam olarak ne demek istediğimi bu somut hareketlerle daha iyi anlayabiliyordu. Demek ki çocuğa çok söz değil, çok hareket etki ediyor. Anne-babalar ve eğiticiler çocuklarından istedikleri şeyleri model olarak yaptırabilirler. Model olarak çocuklarına terbiye verebilirler. Model olarak çocuklarına kendilerini en güzel şekilde ifade edebilirler.

12-4-13-photo

Yetişkinler birbirleriyle iletişimlerinde “ben” dilini kullanmalıdır: Ben bu durumdan hoşlanmıyorum, gibi. Ancak söz konusu çocuklar ise, “ben” değil “sen” dili etkilidir ve doğru olan dildir. Mesela çocuğa “Eğer yemeğini yemezsen, ben çok üzülürüm.” derseniz, çocuk şöyle düşünecektir “Yemeğimi, annem üzülmesin diye yemeliyim”. Yani çocuğun duyguları, ihtiyaçları değil annenin ne hissettiği, ne düşündüğü ön planda olacaktır. Oysa anne, çocuğun yemek yemesini yine çocuğun kendi sağlığı için istemektedir. Bunu “Eğer yemek yemezsen istediğin gibi koşup oynayamazsın, çünkü çabuk yorulursun.” şeklinde ifade ederse, çocuğa verdiğiniz değer hissedilecektir. Dolayısıyla yetişkin ve çocuk arasında sağlıklı bir iletişim sağlanmış olacaktır.

 

Paylaş

International University of Sarajevo’da psikoloji bölümünden mezun oldu. Bir psikolog olarak hayatı okurken, Ankara Dost Fm radyosunda “Hayat Seferleri” programının yapım ve sunucusu olarak çalışmakta olup aynı zamanda tesetturgiyim.com’da yazılar yazmaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir