Çocuk Eğitiminde Dikkat! Bir Narsist Mimarı Olmayın!

08 Mar 2016

 

Çocuklar ailenin bir üyesidir. Ebeveynler çocuklarının kendi yaşadıkları zorlukları yaşamaması niyetiyle her şeye sahip olmaları için çok çalışır. Çok çalıştıkları için de çocuklarıyla geçirecekleri kaliteli zaman dilimi azalır. Çocuklarıyla yeterince kaliteli zaman geçiremediği düşüncesiyle pişmanlık duyan kişiler çocuklarını hediyeye boğma girişiminde bulunurlar. Her şeyi önünde hazır bulan çocuk bir şeyler kazanmak için motive olamaz, çünkü buna ihtiyacı yoktur. Zaten her şey ona fazlasıyla sunulmaktadır.

BBkPcvV

Kişi ne uğruna çalıştığını bildiğinde başladığı noktaya geri döndüğünü görür. Çocuklar şu anda sahip olduklarını çok çalıştıklarında da aynı şeylere sahip olacaklarını gördüklerinde içinde bulundukları durumu değiştirmek için çaba göstermeyi istememektedir. Çünkü her şey önlerine serilmiştir ve her şeye sahiplerdir. Dolayısıyla “sahip olmak(!)” güdüsü çocukları motive edememekte, onlara bir anlam sunamamakta ve ergenlik çağına ulaştıklarında “anlam” krizi yaşamalarına, anlam tükenmişliği ile karşılaşmalarına sebep olmaktadır.

tnp_baby2_1

Allah’ın emaneti olarak çocuklar…

Yazar H. Kübra Tongar şöyle ifade eder: “Çocuklar fiziksel olarak bizden küçük varlıklar olsa da “ahsen-i takvim” üzere yaratılmış olmalarından ve günahsız olmalarından ötürü bizden yukarıda yer alırlar. Fıtrat üzerine yaratılan çocukların pedagojik yapısına yönelik bir eğitim verilmesi amaçlanıyorsa ebeveynler öncelikle “bismillah” diyerek bu işe başlamalıdır. Besmele çekerek anne ve baba acziyetini kabul eder ve asıl yaratıcıyı hatırlayarak “ben yaptım” deme hadsizliğinden korunmuş olur.”

“Proje çocuklar (!)”

Hâlbuki o çocuk yalnızca Allah’ın bir emanetidir, annenin ya da babanın ürünü ya da gerçekleştireceği bir proje değildir, onun da bir kaderi ve bir hayatı vardır. Günümüzde “proje çocuk(!)” tabirini sıklıkla duyar olduk, ebeveynler kendi eksik egolarını çocukları üzerinden doyurmaya çalışarak küçücük çocukları bu yarışa alet ediyor. Elbette ebeveynler evlatlarının iyi bir konuma gelmesini ister, ancak bunun küçücük yaşta çocuklara iphone ya da bilmem ne marka ayakkabı alarak gerçekleşeceğini düşünmenin doğru olduğu söylenemez.  Ebeveynlerin çocukları gerekli gereksiz her türlü oyuncağa boğarak kendi çocukluklarında eksikliğini hissettiklerinin yarasını kapatma çabasının pek iç açıcı sonuçlara yol açtığı söylenemez.

how-to-deal-with-stubborn-kids-childhood-education

Çocuğa seçim hakkı tanırken dozajı kaçırmak….

Çocuklara seçim hakkı tanınması konulu pek çok seminer dinleyen ebeveynler bunun dozunu kaçırarak çocuklara hayati kararlarda da seçim hakkı tanımaktadır. Kışın dışarı çıkmadan önce kırmızı ya da pembe paltosunu giyme konusunda çocuğa danışmak seçim sunmaktır. Kış günü “ne giymek istersin?” Sorusuna muhatap olan çocuğun “kırmızı mayomu” giyeceğim diye diretmesine şaşmamak, palto giyme konusunda inatlaşma(!) yaşanmamasını düşlemek de ütopiktir. Bu bir seçim sunmak değildir, bu aksine çocuğa rehberlik edememek, çocuğun kendisine zarar vermesine olanak tanımaktır. Sözün özü “proje çocuk”ların ebeveynleri çocuk kralların hüküm sürdüğü evlerde sıkışıp kalıyor.

Öncelikle yetişkinlerin narsist çocuk ile benlik saygısı yüksek çocuk arasındaki ayrımın idrakine varması gerekiyor ki “proje çocuklar(!)” anne babanın bir arkadaş olmadığını, anne ve babanın “tek” ve “eşsiz” olduğunu idrak etme fırsatını yakalayabilsin.

 

Paylaş

1989 yılında Bursa'da doğdu. 2011 yılında International University of Sarajevo'dan fakülte ikincisi derecesiyle psikoloji bölümünden mezun oldu. 2014 yılında Üsküdar Üniversitesi SBE Klinik Psikoloji Yüksek Lisansını tamamladı, Marmara Üniversitesi'nde Din Psikolojisi alanında doktora yapmaktadır. İstanbul'da Anadolu yakasında "Bahar Psikoloji" Avrupa Yakasında ise "Bistanbul Danışmanlık" merkezinde danışan görmektedir. Moda psikolojisi, stil danışmanlığı, styling, ve psikoloji konularında aktüel bölümümüzde yazılar yazmaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir