Modanisa Söyleşi / Dünyayı Değiştiren Genç Müslümanlar: M Nesli

23 Oca 2019

Shelina Janmohammed, dünya çapında İslami markalar ortaya çıkması için danışmanlık hizmeti veren bir kurumun başkan yardımcısı. İngiltere vatandaşı Müslüman bir kadın olarak İngiltere’nin” En Güçlü 100 Müslüman Kadını” listesinde yer alıyor. Aynı zamanda bir araştırmacı yazar olan Shelina Janmohamed son kitabı “Generation M – Dünyayı değiştiren genç Müslümanlar” adlı kitabında küresel alanda her geçen gün kendilerini hissettiren genç Müslüman kuşağın hikayesini anlatıyor. Janmohamed ile, kitabına konu ettiği “M Nesli” üzerine keyifli bir söyleşi yaptık:

Kitabınızda yaklaşık 400 sayfada anlattığınız M Nesli’ni beş cümleyle tarif etmek gerekirse, nasıl tarif edersiniz?

M nesli, inanç ve çağdaşlığın birlikte yürüyebileceğine inanıyor. Bu iki olguyu zıt olarak değil, aksine birbirini yücelten olgular olarak görüyor. Müslüman olmanın, olumlu değişimlere yol açabilecek bir güç olduğuna inanıyorlar. Değerlerini, çevrelerini geliştirmek, topluluklar arasında köprüler kurmak ve tüketiciliği ise, kimliklerinin bir göstergesi olarak taşımak adına kullanıyorlar. Etraflarında kol gezen basmakalıp düşünceleri yok etmek ve dünyanın pek çok yerinde, seslerinin duyulmasına engel olan kültürel bariyerleri yıkmak gibi bir amaçları var. İnançlarının, onları engellediğini düşünmek bir kenara bunun özgürleştirici bir durum olduğuna inanıyorlar. Her yaştan olmalarına rağmen, bu daha çok bir tavır meselesi, bu nesil genelde 15 – 35 yaş aralığında, terör ve savaşın pençesinde, internetin gelişmesiyle birlikte büyümüş insanlardan oluşuyor.

Siz de Batı’da yaşıyorsunuz. Batı’da Müslüman kimliğinizle yaşamaya çalışıyorsunuz. Batı’da Müslüman kimliğinizle yaşamak, Müslüman bir toplumda yaşamaktan daha mı zor?

M nesli için her iki durumda da sorunlar var. Eğer bir ülkede Müslüman azınlık olarak yaşıyorsanız, çok sayıda basmakalıp düşünce ve kültürel bariyerlerle karşılaşıyorsunuz. Yok Müslüman bir ülkede yaşıyorsanız, bu kez de belki ailelenizden farklı düşünmekte ve istediğiniz gibi yaşamakta zorlanıyorsunuz.

Kitabınızda M neslinin geniş bir “komün” olma fikrinden çok hoşlandıklarını yazıyorsunuz. Sosyalleşmek, günümüz Müslümanlarına nasıl bir hoşnutluk veriyor?

‘Ümmet’ anlayışı, islam inanışının temelidir. Bu anlayışa göre, dünyadaki tüm Müslümanlar “küresel Müslüman millet’ olarak birbirine bağlıdır ve birbirlerinden sorumludur. İnternetin doğuşuyla birlikte bu ümmetin aslında birbirine çok yakın olduğu keşfedildi. Başka birine ulaşmak sadece bir tuş uzaklıktaydı artık. Bu ‘dijital ümmet’ M Nesli’nin temelini ve küresel olarak tutarlı olan özelliklerini oluşturuyor.

M neslinin nasıl bir moda anlayışı var? Nasıl giyiniyorlar ve giyinmek istiyorlar?

M nesli kadınları için moda, – genelde ‘muhafazakar moda’ veya ‘Müslüman modası’ olarak tanımlanır- kişisel gelişimleri ve kimliklerinin onayı adına çok önemli olmuştur. M nesli kadınları, çağdaş modanın sunduklarından keyifle yararlanırken bir yandan da inançlarının getirdiği prensipleri korumak istiyorlar. Moda alanında cesaret göstermeleri, Müslüman kadınların bastırılıp ezildiği yönündeki basmakalıp düşünceleri yıkmalarını sağlıyor. Bu durum aynı zamanda, tümüyle türban ve kadınları anonimleştirmeye dayalı olan ve muhafazakar kıyafetleri tekelleştiren, geleneksel anlayışa da karşı gelmelerini sağlıyor. Moda anlayışları sayesinde kendi kimliklerini keşfediyor ve yaratıyorlar.

İslami popüler kültür konusunda hayli zengin araştırmalarınız var. Batılı Müslümanlar arasında en makbul İslami popüler kültür kişileri kimler olabilir? Mesela hangi şarkıcı; hangi ressam ya da heykeltraş…

Farklı bölgelerde, farklı kültürel liderler göreceksiniz. Bunlardan bazıları, sıklıkla sınırları aşıp, ülkeleri gezen Maher Zain, Zain Bhikha ya da Yusuf Islam gibi şarkıcılar. Vivy Yusof, Ascia Al Faraj ve Innoeke Kesherwati gibi moda ve güzellik influencerları da oldukça popüler.

Dünya, M Nesli’nin küresel hayatımıza getireceği kalitenin farkında mı sizce?

M neslinin hikayesi çok bilinmiyor aslına bakarsanız. Kitabı bu nedenle yazmak istedim zaten. Bu fark ediş ve dönüşüm gözümüzün önünde gerçekleşiyor. Ancak Müslümanların terörle ilişkilendirildiği küresel tartışmaların ağırlığı yüzünden bu grup tamamen göz ardı ediliyor. Sonuç olarak, nüfus olarak artış gösterseler de, etki alanları genişlese de hâlâ kim oldukları ve ne yaptıkları hakkında büyük bir bilgi eksikliği mevcut.

Siz aynı zamanda küresel İslami bir markanın ortaya çıkabilmesi için danışmanlık hizmeti veriyorsunuz. Halihazırda böyle bir marka var mı? Bu markaların sayısı ne zaman ve nasıl artar?

Müslüman “lifestyle” sektörü sürekli gelişiyor ve kendi içinde finans, yemek, sağlık, seyahat, eğlence, moda gibi kategorilere ayrılıyor. Bu çok geniş ve gelişen bir piyasa; içinde sosyal medya üzerinden, uluslararası satış yapan büyük bir start up marka yelpazesi barındırıyor. Endonezya’da, bir güzellik markası olan Wardah oldukça popüler. Dünya çapında faaliyet gösteren pek çok Müslüman banka var. Modanisa, Fashion Valet, Hijup ve Modist gibi moda markalarının yeri de oldukça büyük.

Daha önce “Başörtüsü İçinde Aşk” adlı bir roman yayımladınız ve tüm dünyada çok konuşuldu… Başörtülü bir kadının aşık olamayacağı ya da aşık olacak erkek bulamayacağı mı düşünülüyor acaba?

Bu kitabı yazmamın nedeni, okuyuculara Müslüman ve – aslında- türbanlı bir kadının aklından neler geçtiğini anlatmaktı. Müslüman kadınların evliliğe zorlandığı ve evliliklerinin onlar için işkence olduğu gibi söylentiler var, biliyorsunuz. Tüm Müslüman kadınları aynı işkence altında yaşıyor zannediyorlar.

Siz de otobiyografik romanınızda, kendinize uygun bir eş bulmak için hayli yalpaladığınızı anlatıyorsunuz. Neden o kadar yalpalamak durumunda kaldınız?

Doğru eşi bulmak evrensel bir çaba bence. Her romantik komedinin, ya da Jane Austen gibi yazarların uğraşının temeli de bu zaten. Karşılaştığımız zorluluklar, kültürümüz, geçmişimiz ve ilgi alanlarımız dolayısıyla farklılık gösteriyor tabii ki. Kitabımda anlattığım hikaye, İngiliz Müslüman bir kadın olarak kendimi keşfetmem ve beni olduğum gibi kabul edecek bir eş bulmam üzerineydi.

Sizin kişisel tercihlerinizi de merak ediyoruz bu arada… Mesela: Nasıl bir gardırobunuz var? M nesli ile sizin giyim tarzınız arasında farklar var mı?

Ruh halime göre, birbirinden farklı tarzlar giymeyi seviyorum. Bazı günler kendimi çok cesur hissediyorum; bazı günler şık ve sofistike giyinmek istiyorum. Terzi bir aileden geliyorum, bu yüzden benim için en önemli şey, kıyafetin işçiliği ve kalitesi. Ama genel olarak konuşmam gerekirse, M Nesli için doğru veya yanlış tarz seçimi diye bir şey yoktur.

M nesli, kitabınızda yazdığınız gibi gerçekten dünyayı değiştirebilecek mi? Değişen dünyanın bugünkünden farkları neler olacak?

M Nesli’nin büyüklüğü, yeri ve tesir alanı gösteriyor ki, bu grubun kesinlikle büyük bir etkisi olacak. Dünya nüfusunun 1.6 milyardan fazlası Müslüman. Ve bu nüfus, genişleyen ekonomilerin olduğu yerlerde bulunuyor. Sosyal gelişim, iş hayatı ve girişimcilik alanında olmazsa olmaz olarak gördükleri inançlarından güç alarak, kendi bulundukları alanlarda çok etkililer ve bazı durumları değiştirdiler bile.

M Nesli, yazdığınız kitaba nasıl tepkiler verdi? Onlar M-Nesli olarak “tanımlanmaktan” hoşnut mu? Kendilerinin ayrıştırılmasını nasıl karşılıyorlar?

Ne zaman M Nesli hakkında konuşsam veya yazsam, bu grup bana, bir yerlerde kendilerini anlayan birileri olduğunu öğrendikleri için mutlu olduklarını söylüyor. Tanınmak ve savaş verdikleri şeyler konusunda yalnız olmadıklarını bilmek onlara büyük güç veriyor. Bu durum kendilerine güvenmelerini ve cesur olmalarını sağlıyor.

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir