Duygusal Yoksunluk ile Başa Çıkma Yolları

05 Mar 2016

 

Psikoloji bilimine bağlı uygulamaların Türkiye’de yaygınlaşması 2000’li yılları bulmuştur. Bu sebeple “milenyum çocuklar” öncesinde kalan nesil geleneksel yöntemler ile büyütüldü. Tabii ki ebeveynler o çağda bilgi dağarcığında ne varsa  çocuklarına onu vermeye çalıştı. O yıllarda bu kadar bilinçli olunsaydı, mutlaka onlar da bu yönde eğilim göstererek çocukları ile ilgilenirdi. Bilimin yanlışlanabilir olması onun objektif olduğunun göstergesidir bu yüzden gerek geçmişte kullanılan teknikler gerekse şimdi kullanılan teknikler kendi içinde EKSİKLİK ve YANLIŞLARI barındırabilir. Bizi ilgilendiren taraf tekniklerin eksiklik ya da yanlışlıklarından çok bu durumun bizim üzerimizde yarattığı psikolojik etkidir. Bu bağlamda bu yazıda “duygusal yoksunluk” ile büyümüş ya da bundan şikayetçi olan birisinin bununla nasıl başa çıkacağını ele alacağız.

Duygusal Yoksunluk nasıl gelişir?

Çocukken anne/babasını kaybeden çocuklar veya ruh sağlığı problemi olan anneler tarafından büyütülen ya da duygusal ihmale maruz kalmış çocuklar buna bağlı duygusal yoksunluk geliştirebilirler. Dayak yemiş, itilip kakılmış, küçük düşürülmüş çocuklarda duygusal yoksun kalabileceği gibi, fiziksel ihtiyaçları karşılanmış ancak ebeveynlere sarılmamış bedensel temas kurmamış kişiler de ihmale karşı duygusal yoksunluk geliştirebilir. Duygusal yoksunluk yaşıyor diye bir kişi hayattan vazgeçecek değildir ve bir şekilde hayatına devam etmektedir. Bu kişiler ya duygusal yoksunluğa teslim olup kimse tarafından sevilmeyeceğini düşünebilir, ya duygusal yoksunluk ile yüzleşmemek için hiç kimseyle ilişki kurmak istemeyebilir, ya da üçüncü bir yol olarak duygusal yoksunluğa bağlı çevresinde sevdiği kişileri “sürekli beni sevin” diye aşırı ilgi beklentisiyle duygusal olarak boğabilir.

emotional-deprivation-in-babies

Duygusal yoksunluk ÇARESİZLİK değildir!

Duygusal yoksunluk yaşadığınızı düşünüyorsanız ilk olarak içinizdeki İYİ ANNE’ye fırsat verin. İçinizdeki iyi anne ile bağlantı kurmak için  “iyi anneyi” tanımlamanız gerekmektedir. Bu yüzden elinize bir kağıt kalem alarak “iyi annede bulunması gereken özellikleri” yazın. Şefkatli mi? Sık sık sarılmalı mı? Bir ihtiyacınızı sorduğunuzda ilgiyle size cevap veren birisi mi olmalı? Bu gibi “iyi anne”den beklediğiniz özellikleri yazın. Bunları yazmanız iyi annelik konusunda ihtiyaçlarınızı belirlemektir, ihtiyaçlarınızı gidermenin ilk yolu onları tanımaktan geçer.

ÇEVRENİZDEKİLERE FIRSAT TANIYIN!

Çocuklukta eksik yaşanmış bazı şeylere bağlı gelişen duygusal yoksunluğun en güzel telafi edildiği yer, evliliktir. Psikanalitik yönelimli teorisyenlere göre, anneniz ile geliştirdiğiniz bağlanma biçiminin bir kopyasını eşinizle geliştirirsiniz.

İlişkiniz hangi psikolojik ihtiyaçlarınızı karşılıyor, ilişkinizde kim “iyi anne (özelliklerini)” rolünü üstleniyor? İlişkinizde anne-baba çocuk ilişkisine benzer hangi durumlar var? İlişkide biriniz diğerinden daha çok bakım görevini üstleniyor mu? Bu sorular aracılığıyla iyi anneden beklediğiniz hangi özellikleri eşinizde bulduğunuzu ve bunları nasıl giderdiğinizi keşfedebilirsiniz.

mektup

ANNENİZE BİR MEKTUP YAZIN…

Ebeveynlere karşı öfke ifade etmek suçluluk yaratır bu yüzden öfkemizi bastırma eğilimi gösteririz. Bastırdığımız bu öfke ise daha büyük bir yoksunlukla bize dönerek günlük yaşamdaki ilişkilerimize zarar verir. Bu yüzden annenizin kızdığınız yönlerini, bu yüzden ne kadar üzüldüğünüzü, iyi anneden beklentilerinizi içeren bir mektup yazın. Bu mektubu yazmak için mutlaka sessiz, kendinizle başbaşa kalabileceğiniz bir ortamı seçin ve telefonunuzu, interneti her şeyi kapatarak yalnızca mektuba odaklanın.

20 dakika SARILMA EGZERSİZİ…

Eşinizden, kardeşinizden ya da yakın gördüğünüz bir arkadaşınız ile bu egzersizi yapabilirsiniz. Öncelikle sarılacağınız kişiye çocukluk deneyimlerinize bağlı bir duygusal yoksunluk yaşadığınızı bunu gidermek istediğinizi ancak kendi kendinize bunu başaramadığınızı bu yüzden yardım istediğinizi belirtin. Sonra sarılacak kişiye “sanki bir anne bebeğine sarılıyormuş gibi” içten sarılmasını, sarıldığı 20 dakika boyunca hiç konuşmaması gerektiğini ve olabildiğinde içten sarılmasını söyleyin. Sarılacak kişi sizi sırtınızdan sarması gerekmektedir, tıpkı bir annenin bebeğini sardığı gibi…

inner-child

İÇİNİZDEKİ ÇOCUK İLE ÇALIŞMAK…

İçinizdeki kırgın çocuğa kulak vererek duygusal yoksunluğun sebeplerini çalışabilirsiniz. Dilerseniz içinizdeki çocuğa mektup yazabilirsiniz. Duygusal deneyimler yoğunlukta olduğu için bazı hisleri kelimelerle anlatmak konusunda sıkıntı yaşayabilirsiniz. Bu yüzden bir diğer teknik olarak sanat terapiyi deneyerek, içinizdeki çocuğun hislerini anlatan bir resim çizebilirsiniz. İçinizdeki çocuğa ulaşmak hem zor hem de duygusal olarak ağır bir tecrübe olabilir. Bu yük kişilik durumunuza ağır gelerek daha büyük yaralar almanıza sebep olabileceği için bu uygulamayı bir terapistle yapmanız gerekmektedir.

Duygusal yoksunluk gözle görülemeyen ancak duygusal dünyanıza ağır bedeller ödeten bir konudur. Bu yüzden bu konuda bir terapistle çalışmanız hem duygusal yoksunluk ihtiyaçlarınızı tanımlamanıza, hem de buna bağlı bugün hangi konularda sıkıntı yaşadığınızı öğrenmenize olanak tanır. Böylelikle ileriye dönük bir yaşam benimser ve sizi geçmişin yüklerine takılmaktan kurtulabilirsiniz.  

 

Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir