Ebru Sever Türk, Fatma Zeynep Çilek ile Röportaj Yaptı!

11 Eyl 2018

Müziğimizin dev ismi Itri’nin “Tekbir” bestesini video sanatı ile yorumlayan; sanatını inançlarıyla besleyen, art terapist ressam Fatma Zeynep Çilek’i tanımayan var mı? Geçmiş ve gelecek arasında köprü kuran, geleneksel olana farklı bir soluk getiren ressam ile sanatından çok, nasıl giyindiği ve neden öyle giyindiği üzerine keyifli bir sohbet yaptık. ‘Ebru Sever Türk’

Ebru Sever Türk: Sizin için “başörtülü ressam” başlığı atılınca rahatsız olduğunuzu dile getirmiştiniz. Nedenini bir kez de bize anlatır mısınız?

Fatma Zeynep Çilek: Ben sanatçı kimliğimle varım. Dinim, dilim, ırkımla ilgili hiçbir söylemde bulunmuyorum. Dolayısıyla bu tarz ayrıştırmaları bir sanatçı olarak yanlış buluyorum.

Ebru Sever Türk: Bazı resimlerinizi özellikle sosyal medyada dua zannediyorlar, buna nasıl yanıt veriyorsunuz?

Fatma Zeynep Çilek: Bilinçsizlikten kaynaklanıyor diye düşünüyorum. Latin harfleriyle yazılan her şeyi şiir zannetmek kadar komik bir şey bu. Dolayısıyla bunları dua olarak algılamak, biraz kültür sanat eksikliğimizden ve geçmişimizi bilmemekten, farklı kültürleri bilmemekten kaynaklanıyor.

Ebru Sever Türk: Suret Defteri adlı serginizin konusu Selçuklu kadınlarıydı. Neden Selçuklu kadını? Selçuklu kadını günümüz kadınlarından farklı mı?

Fatma Zeynep Çilek: Biz Anadolu kadınları olarak iktidarda, siyasette, sporda, sanatta, ticarette, her şeyde güç sahibiydik. Hatta Selçuklu dönemine ait çinilerde cirit oynayan kadın görsellerine de rastlanır. Günümüzde tüm bunları yapmaya hakkımız yokmuş gibi bir tutum takınılıyor. Özellikle yurt dışında, öne çıkan başarılı Türk kadınlarına da garip bakılıyor, yeni bir gezegen keşfetmiş gibi. Hayır; bu bizim kültürümüzde zaten vardı. Biz Selçuklu torunlarıyız; kadınların iktidardaki gücünü; sosyal gücünü; ticaretteki gücünü hâlâ taşıyoruz. Sergimde de günümüz çağdaş kadınlarından güçlü, ayakları üzerine basan karakterleri tercih ettim ve bir köprü kurmaya çalıştım

Ebru Sever Türk: Nasıl bir gardırobunuz var? Bir dostunuz gardırobunuzu açıp baksa, en çok neler görür?

Fatma Zeynep Çilek: Genelde dolabımda siyah ve beyaz çoğunlukta. Bunun sebebi mesleki deformasyon olabilir diye düşünüyorum. Daha minimalist bir gardıroba sahibim. Renk kullanacaksam da kombinime belki bir renk ekliyorum. Ya da bir detay seçebiliyorum. Güçlü renkleri şal, ayakkabı ya da aksesuarlarımda kullanıyorum.

Ebru Sever Türk: Resimlerinizde tercih ettiğiniz renkler ile kıyafetlerinizde tercih ettiğiniz renkler aynı mı?

Fatma Zeynep Çilek:  Bazen sergilerimde özel kıyafetler ve renkler seçiyorum. Ancak dediğim gibi günlük hayatımda daha minimalistim. Son sergimden bir resmi fularıma ve düğmelerime bastırmıştım. Ayrıntıları seviyorum.

Ebru Sever Türk: Kıyafet seçerken şu dört özellikten en çok hangisini ararsınız: Zarafet, şıklık, fark ettirecek kadar iddialı; sizi görünmez kılacak kadar sade?

Fatma Zeynep Çilek: Ben sadelikten yanayım. Ama sadelik sizi görünmez değil; aksine görünür kılar. Siz kıyafetinizi ön plana çıkarmazsanız kendiniz ön plana çıkarsınız. Bu yüzden diyorum ki, sade giyinmek her zaman sizi ön plana çıkarır. Önce size sonra kıyafetinize bakarlar. Sadelik hem şıklıktır, hem zarafettir, hem fark edilmektir.

Ebru Sever Türk: 2016’da açtığınız “Saklı Çeyiz” sergisi çok ilgi görmüştü. Anneniz de size çeyiz yaptı mı? Çeyinizde neler vardı?

Fatma Zeynep Çilek: Orada bir espri vardı aslında. Ben bir yıl sonra evlenecektim ve geleneğimizdeki “çeyiz sergileme” törenine bir bakış açısı getirmek istedim. Tüm yeteneklerimi, renklerimi ve çeyizimdeki tülbentleri orada sergiledim. Saklı çeyizdeki mana buydu. Bunu ilk kez size açıkladım. Benim çeyizim, aslında renklerim, birikimim, tecrübem ve biraz da tülbentler:)

Ebru Sever Türk: 2017’de evlendiniz. Üzerinizde çok şık bir gelinlik vardı. Bizzat kendinizin tasarladığı yazıldı. O gelinliğin tasarım öyküsünü bize de anlatır mısınız?

Fatma Zeynep Çilek: Tesettür gelinliklerini çok detaylı buluyorum. Daha minimal görünüm elde etmek için sadelik ve zarafeti ön plana çıkartmak istedim. Moda dergilerini çok karıştırıyorum ve orada bir kaç model gördüm; sonra da bunları birleştirdim aslında. Ve modacı arkadaşıma gittim; ‘böyle bir şey istiyorum’ dedim. Onların da desteğiyle gelinliğimi diktirdik. Vücüdumuzu tanımak çok önemli ve çok daha doğru seçimler yaparsınız

Ebru Sever Türk: Renk ve deseni çok iyi kullanan bir ressam olarak, moda tasarımı yapmayı düşünür müsünüz?

Fatma Zeynep Çilek: Günümüz dünyasında ünlü ressamların eserleri modacılara ilham kaynağı olmuştur. Düşünürüm tabii ki. Dünyaca ünlü markaların bir çoğu sanatçılarla çalışıyor. Özellikle son dönemlerde bu arttı; çünkü markaların çıkardığı ürünlerin formları aynılaştı. Formdaki özgünlük, ancak bir sanatçı ile ortaya konulabilir hale geldi.

Ebru Sever Türk: İnci küpe sevdiğinizi biliyoruz. Neden inci? Vazgeçemediğiniz başka aksesuarlar var mı?

Fatma Zeynep Çilek: Evet inci küpeyi severek takıyorum. Yanı sıra sevdiğim yüzükler var; onları kullanmaya çalışıyorum. Vazgeçemediğim bir diğer aksesuar, fular. Tesettüre de uyarlanabilen bir aksesuar. Farklı baş stilleri kullanırken boynumu kapatmamda yardımcı oluyor. Neden inci? Tek kaşlı Frida olmaktansa inci küpeli kız olmak daha mantıklı geliyor. (Gülüşmeler:))

Ebru Sever Türk: Giymekten eskittiğiniz halde hala giymeye devam ettiğiniz kıyafetiniz var mı? Neden böyle bir bağlılık geliştirdiniz?

Fatma Zeynep Çilek: Atölye pantolonum var; yılların pantolonu. Bazen Nişantaşı sokaklarına da renk cümbüşü pantolonumla çıkıyorum. Her resmimden bir iz var pantolonumda. Yılların emeğini üstümde taşıyormuşum gibi hissettiriyor. Ne zaman onunla mahallede kahve içmeye gitsem, arkadaşlarım Zeynep çalışmaya başlamış diye takılıyorlar;)

Ebru Sever Türk: Ülkemizde resme verilen değer ve önem için ne düşünüyorsunuz?

Fatma Zeynep Çilek: Modanisa gibi tirajı yüksek bir derginin gelip bir ressamla röportaj yapmasını çok değerli buluyorum. Gerçekçi olalım! Sanata ilgi gerçekten bizim ülkemizde çok az. Umalım ve başaralım ki, sanat günlük hayatlarımızın bir parçası olsun. Bunda da bir nebze katkım olsun.

Ebru Sever Türk: Son olarak art terapi ile ilgilendiğinizi duyduk. Bu konuda eğitim de almışsınız? Neler yapıyorsunuz biraz bahseder misiniz?

Fatma Zeynep Çilek: Art terapi estetik kaygısı olmaksızın danışanlara verilen yönergeler ile yapılır. Duyguların sanat yolu ile ifade edilmesidir. Sanatın iyileştirici yönünden faydalanır. Art terapi uygulamasını, Acıbadem’deki Moodist psikiyatri ve nöroloji hastanesinde gerçekleştiriyorum; ilgilenenleri beklerim.

Fatma Zeynep Çilek Çimen kimdir?

Lise yıllarında geleneksel süsleme sanatları üzerine eğitim aldı. Amerikan üniversitesinde “Davranış Bilimleri” ve İstanbul Aydın Universitesi’nde “Sanat, Eğlence ve Medya Yönetimi” okudu. Sanat terapistliği alanında eğitimine devam etti. Hepimizi hayran bırakan resimlerini Nişantaşı’ndaki atölyesinde yapıyor.

Ebru Sever Türk kimdir?

Sevilen sosyal medya fenomenlerinden Ebru Sever Türk, Instagram’da 400 binden fazla takipçisinin stiline yön veriyor. Ayrıca, sosyal sorumluluk projeleriyle de büyük takdir topluyor.
Paylaş

Tesetturgiyim.com Genel Yayın Yönetmeni olan Merve Uzun, kariyerine Modanisa.com'da Marka Müdür Yardımcısı olarak devam etmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir