Edirne Gezi Rehberi

24 Eyl 2016

Ekim ayının yaklaşmasıyla birlikte sıcak havaların veda ettiği şu günlerde hafta sonu kaçamağı için durak arıyorsanız sıkı durun! Hem kafanızı dinleyebileceğiniz sakin ve huzurlu, hem de çok uzak olmayan bir yere gitmek istediğinizi duyar gibiyiz. İşte o zaman doğru durak: Edirne!

Edirne Türkiye’nin kuzeybatısında yer alan 128.000 nüfuslu güzide şehirlerimizden birisi… Hem İstanbul’a yakın olması hem de Bulgaristan ve Yunanistan’a geçen sınır kapılarının yanında olması sebebiyle yurt dışından gelenlerin durağı olması bakımından Edirne sonbahar ve ilkbaharda uğrak turistik merkezlerden birisi olmayı sürdürüyor. Edirne küçük bir şehir olsa da uzunca bir tarihsel serüvene sahip olduğunu şehir merkezine gelir gelmez anlayabiliyorsunuz. Bu şehirde Bulgaristan ve Yunanistan’dan göç etmiş pek çok Müslüman ve gayrimüslim yaşamaktadır. Dolayısıyla şehirde sinagog, kilise ve camilere rastlamanız mümkündür.

selimiye camii

selimiye camii

Edirne’nin incisi Selimiye Camii…

Osmanlı padişahlarından II. Selim’in Mimar Sinan’a yaptırdığı Selimiye Camii; Mimar Sinan’ın “ustalık eserim” diye adlandırdığı Osmanlı mimarisinin önemli yapıtlarından birisidir.  Caminin kapısındaki kitabede caminin yapımına 1568 (Hicri:976) yılında başlanmış, 27 Kasım 1574 Cuma günü açılması planlanmışsa da ancak II. Selim’in ölümünün ardından 14 Mart 1575’te ibadete açılmıştır. Rivayetlere göre Edirne’nin seçilmesinin sebebi o devirde İstanbul’da büyük bir camiye ihtiyaç olmaması ve Edirne’nin Osmanlı’nın Rumeli hakimiyeti açısından önemli bir merkez olmasıdır. Camii’nin içi enfes mermer, hat ve çini süslemelerle bezenmiştir. Ayrıca bu camide minarelerin kubbeye yakın yapılmıştır bu da camiyi göğe doğru uzanıyormuş gibi gösterir.

Bir diğer inci Üç Şerefeli Camii..

Selimiye Caminin hemen aşağısında bulunan Üç Şerefeli Camii’nin ilk bakışta göze çarpan üç farklı tarzda yapılmış minareleridir. Bu minarelerden en yüksek olanı üç şerefesi vardır ve bu şerefelere ayrı merdivenlerle çıkılır. Bu camii Mimar Sinan’ın ustası Müslihiddin Ağa tarafından yapılmıştır. Yapım tarihine dair iki farklı rivayet İkinci rivayete göre ise II. Murat tarafından 1437’de yaptırılmıştır.

Hemen hemen her Osmanlı şehrinde bulunan Ulu Camii/Eski Camii…

Ulu Camii bir diğer ifadeyle Eski Camii Edirne’de en eski olan ve zamanımıza ulaşmış ilk orijinal yapıdır.  Osmanlı tarihinde Fetret Devri diye anılan dönemde Süleyman Çelebi tarafından 1403 yılında temeli atılan camii I. Mehmed tarafından 1414’te tamamlandı. Caminin yan kapısı üzerinde bulunan kitâbede bu caminin mimarının Konyalı Hacı Alâaddin, kalfasının ise Ömer ibn-i İbrahim olduğu yazılıdır. Caminin beyaza boyanmış duvarları ve payeleri üzerinde 18. ve 20. yüzyıllara ait Kufi, Sülüs ve Talik türünde yapılmış çeşitli hat yazıları vardır.

Şifahane

Şifahane

Edirne’nin bir diğer ikonik sembolü: 2. Yıldırım Bayezid Külliyesi ve Şifahane…

Osmanlı tıp mektebi olarak bilinen “medresetu’l etıbba” olarak adlandırılan bu merkez 15. yy.’da uygulanan Osmanlı tıbbına dair önemli bilgiler içeren bir mirastır. Sultan II. Bayezid’in Akkirman seferine çıkarken 1484 yılında temelini attığı bu külliye 1488 yılında açılmıştır. 4 yıl gibi kısa bir sürede tamamlanan bu külliye hem tıp öğrencileri yetiştirmiş, hem de baş ağrısı, göz hastalıkları, hidrosefali (başta su birikmesi), sırt çıbanları, diş hastalıkları, yılan sokması, kadın doğum hastalıkları, jinekomasti gibi pek çok hastalığa şifa olmuştur. Medresenin içinde tıp eğitiminin yapıldığı odalar yer almaktadır. Hastalıkların tedavisinde kullanılan teknik ve ilaçlara dair bilgiler her bir odada ayrı ayrı sunulmuştur.

Bu merkezin günümüzdeki gibi HASTANE ismiyle değil ŞİFAHANE olarak adlandırılması bile tedavide pozitif yaklaşımın göstergesidir. Şifahanenin içine girer girmez ney sesi, çeşitli kuş cıvıltıları ve çiçekler avluda sizi karşılamaktadır. Şifahanede rebap, ney, çeng, kopuz gibi Türk kültürüne ait enstrümanlar ve su sesi psikiyatrik hastaların tedavisinde kullanılmaktadır. Farklı Türk müziği makamlarında çalınan sözsüz/enstrumental müziklere ek olarak Buhurdân yasemin, begonya, gül gibi çeşitli çiçekleri bahçeden toplayıp tütsü yaparak etrafa güzel kokular saçılmasını sağlamaktadır. Burada tedavi gören hastalar hastalıklarına göre özel yiyeceklerle beslenir, tedavisi sonlandığında ise 2 ay süreyle geçinebileceği para cebine verilerek taburcu olurdu. Şifahanede bulunan naif ve huzurlu atmosferi anlatmak için kelimelerin kifayetsiz kaldığı aşîkar! O yüzden siz siz olun mutlaka bu Şifahane’yi ziyaret etmeden geçmeyin!

Bu kadar gezdikten sonra midenizin guruldadığını duyar gibiyiz! O halde haydi Edirne çarşısına ciğer yemeye!

edirne-cigeri

Edirne Aydın Ciğercisi…

Ciğeri ızgara olarak yemeye alışkın kişiler, ciğerin yağda kızartılınca nasıl güzel bir lezzete dönüştüğünü Edirne’de görüp şaşırabilirler. Ciğerin suyla yıkanması tadını kaçıracağından ötürü süt dana ciğerlerini tuzda bekletip kanın temizlenmesini sağlıyorlar. Balkan toprağına yakınlığından mıdır bilinmez, burada ciğerin ve etin tadı başka! Ciğerin yanında kurutulmuş biber, biber kızartması ve domates söğüş ikram ediliyor. Ciğer bitirene dek biber servisi sınırsız olarak yapılıyor. Aydın ciğercisini bulmanız pek de zor olmayacak zira burası Edirne çarşısının içinde önünde uzun kuyruklar bulunan tek dükkan…

Kavala kurabiyesi de Edirne’nin diğer simgelerinden… 1961 yılında kurulmuş Keçecizade firması katkı maddesi olmadan hazırladığı kıtır kıtır taze kavala kurabiyelerini hesaplı bir fiyata satıyor. Hem kendinize hem de yakınlarınıza güzel bir hediye olarak alabilirsiniz.

Edirne günlüğünden payımıza düşen bunlar… Edirne yolculuğunuzda yardımcı olabildiysek Selimiye camii’nde bize de bir dua etmeyi unutmayınız!

 

Paylaş

1989 yılında Bursa'da doğdu. 2011 yılında International University of Sarajevo'dan fakülte ikincisi derecesiyle psikoloji bölümünden mezun oldu. 2014 yılında Üsküdar Üniversitesi SBE Klinik Psikoloji Yüksek Lisansını tamamladı, Marmara Üniversitesi'nde Din Psikolojisi alanında doktora yapmaktadır. İstanbul'da Anadolu yakasında "Bahar Psikoloji" Avrupa Yakasında ise "Bistanbul Danışmanlık" merkezinde danışan görmektedir. Moda psikolojisi, stil danışmanlığı, styling, ve psikoloji konularında aktüel bölümümüzde yazılar yazmaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir