En İlginç Sendromlar

03 Ağu 2015

Siz değerli tesetturgiyim.com takipçileri için ilginç sendromları araştırdık. Alışılmadık bu sendromları anlatmadan önce bir uyarı yapmak istiyorum. Bugünlerde çokça kulağımıza gelen bir ifade var: “şizofren bu kadın/adam!”… Kime göre, neye göre şizofren? İnsanları etiketlemeye ve  ötekileştirmeye ne kadar çabuk alıştık? Velev ki bu kişi şizofren olsun; yine de toplum içerisinde “şizforen bu!” şeklinde hiç kimseyi etiketleme hakkımız yoktur. Bu sendromları araştırırken biz keyif almış, sizler de  okurken farklı bilgiler öğrenmiş olabilirsiniz. Bu sendromlar sadece bilgi amaçlı yazılmıştır. Lütfen çevrenizde bulunan insanları bu sendromlar üzerinden etiketlemeyiniz. Hangi hastalık, sendrom türü olursa olsun, teşhis koyan kişiler yalnızca hekimlerdir. Şimdi bakalım nasıl sendromlar var…

Stockholm Sendromu

Stockholm Sendromu

STOCKHOLM SENDROMU

Bu sendrom ismini İsveç’in başkenti Stockholm şehrinde yaşanan banka soygununda rehin alınan bankacının soyguncuya aşık olduğu olaydan ismini almaktadır. 1973 yılında bu sendromu tanımlayan psikiyatrist Bejerot’a göre; Stockholm Sendromu rehinelerin soyguncuya, istismar eden kişiye bağlanmasıyla ortaya çıkar. Stockholm’da gerçekleşen banka soygununda rehin tutulan banka görevlisi kadın serbest kaldığında soyguncuyu savunmuş ve soyguncu hapisten çıktığında bu kişiyle evlenmiştir.

Fiziksel ve duygusal istismar edilen kişiler yaşadıkları travmanın ağırlığına bağlı olarak kişiliğin dağılmaması adına karşıt adaptasyon geliştirir. İnsan beyni her durumda adaptasyon sağlayabilecek nöroplastisiteye sahiptir, yaşanan olan travmatik olsa dahi kişiliğin bütünlüğü sağlamak adına adaptasyon geliştirir. Burada sağlanan adaptasyonun çelişkisini irdelemez, çünkü bu travmayı beyni ve savunma mekanizmaları bu şekilde işlemiştir. “en kötü karar, kararsızlıktan iyidir”  cümlesi beynin bu tür olaylarda geliştirdiği adaptasyon türünü açıklayabilecek ifadelerden birisidir.

Lima sendromu

Lima sendromu

LİMA SENDROMU

1996′da Peru’nun Lima kentinde gerçekleşen Japon elçiliği rehine krizinin ardından bu sendrom tanımlanmıştır. Bu olayda çeşitli ülkelerden diplomat, asker ve iş adamlarının bulunduğu partiyi basan 14 gerilla yüzlerce kişiyi rehin aldı. 4 ay süren krizde militanlar rehinelerin ihtiyaçlarını karşıladı, onlara merhamet göstererek serbest bıraktı.  Lima sendromunda Stockholm Sendromunun aksine rehin alan kişiler, rehinelere karşı bağlanma geliştirir.

Bu durumda da başkalarına zarar verme durumuna bağlı olarak kişilerde suçluluk duygusu gelişebilir. Bu suçluluk ve pişmanlığa bağlı olarak yapılan yanlış hareketin birey tarafından kabul edilebilmesi için bu insanlara iyilik yapması gereklidir. Bu yüzden saldırgan kişilik bir anda rehin aldığı kişileri serbest bırakır, onlara merhamet besler.

dyw0NjU7aCwzMTA7cyxmaWxsO3EsOTU7ZixlYXZlcy8yMDEzLzA5L290aGVsbG8yLTE3YjhiMS5wbmc=

Othello Sendromu

OTHELLO SENDROMU

Bu sendrom ismini Shakespeare’in Othello isimli sendromundan alır. Eserde de işlenildiği gibi Othello sendromu bir sanrısal bozukluk, patolojik kıskançlıktır. Bu sendromu yaşayan kişi sürekli olarak aldatıldığını düşünür. Aldatılmaya ilişkin delüzyonların hâkim olduğu bir durumdur.

Bu sendromda olan kişi tipik olarak tekrar tekrar partnerinin/eşini/sevgilisini önemsiz ya da hiçbir etkisi olmayan deliller bularak güvenilmez olmakla suçlar. Bu paranoid düşüncede obsesyonel (takıntı) boyutuna varacak kadar ısrar eder. Bir başka ifadeyle; aldatılmaya dair delüzyonlar, aşırı derecede obsesyonlar şeklinde kendisini gösterir.

 

peter_pan_sendromu-af

Peter pan sendromu

PETER PAN SENDROMU

Bu sendrom 1983 yılında Dan Kiley isimli psikanalist tarafından tanımlanmıştır. Barrie’nin Peter Pan isimli romanından esinlenerek bu ismi vermiştir. Peter Pan sendromu, yetişkin oldukları halde sosyal hayatta çocuk gibi davranan insanların gösterdiği davranışsal problemlerden oluşur. Kişiler olgun olsalar da, ebeveyn otorite eksikliğine bağlı olarak çocuksu davranırlar. Genizden konuşur, çocuksu kıyafetler giyer, sorumluluklardan kaçınmak için bu yöntemi kullanır.
Peter Pan sendromu yaş gruplarına göre şu şekilde ele alınır:

• 10-15 yaş arası: çocuk dış dünya ile bağlantısını, korku yüzünden, koparmaya çalışiyor. Görevlerinden kaçıyor ve yalnız kalıyor.
• 16-22 yaş arası: Kendini beğenme ve maçoluk hissediliyor.
• 23-25 yaş arası: hayattan mutsuzluk ve rahatsızlık hissediliyor.
• 26-30 yaş arası: sendrom ilerliyor ve durum daha vahim oluyor.
• 45 yaşından itibaren: tekrardan çocuk olmaya çalışılıyor ve istenilmeyen hayat modundan uzaklaşılıyor.

Capgras sendromu

Capgras sendromu

CAPGRAS SENDROMU

Fransız psikiyatrist CAPGRAS tarafından 1923 yılında tanımlanmış olan bu sendromun temel özelliği, çevredeki insanların gerçek olmadığı, başka insanların onların yerine geçtiği inancıdır. Bu sendrom erkeklere oranlara kadınlarda daha sık görülür. Nörolojik bir bozukluk olan Capgras sendromu doktorlar tarafından ilk fazda şizofreninin belirtisi olarak görülebilir. Çevredeki insanların haberi olmadan değiştirildiğini düşünürler. bu sendromu yaşayan kişi annesini görse dahi, bu kadını götürün annemi getirin kendinizi kandırıyorsunuz diyebilir.

fregoli sendromu

fregoli sendromu

FREGOLİ SENDROMU

Sahnede hızlıca bir kaç role girme yeteneği ile ünlü İtalyan aktör Leopoldo Fregoli ‘den adını alan Fragoli sendromu Capgras sendromunun tersi durumdur. Bu sendromda farklı bir kaç kişinin aslında tek kişi olduğuna inanırlar. Bir kişi birden çok role girebilir bu yüzden 5 kişi aslında 1 kişidir olarak düşünür. Bu sendrom da sıklıkla şizofreni hastalarında görülür. Bazen demans, epilepsi ya da travmatik beyin hasarı oluşan  hastalarda da bu sendrom görülebilir. Antipsikotik ilaçların kullanımını gerektirir ve mutlaka bir hekim tarafından müşahede altında olmaları gereklidir.

redublikatif paramnezi

redublikatif paramnezi

REDUPLİKATİF PARAMNEZİ

kişiler kopyalandıklarını ve aynı anda 2 farklı yerde olabildiklerine inanırlar. Bu sendrom Capgras sendromunun iki katı olarak görülebilir. Bu kişiler sadece kişileri değil, yerleri de işaret ederler 1903 yılında Nörolog Arnold Pick tarafından tanımlanan bu bozukluk Alzheimer hastası bir vakanın delüzyonları üzerinden ortaya çıkmıştır.

Sizce en ilginç olanı hangisi?

 

Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir