Evliliği Bitiren 6 Sebep!

13 Kas 2016

1.Evlilik iki kişi arasında bulunan ilişkinin kurumsallaşmasıdır. Ancak neler oluyor da ilişkiler bir çelişki halini alıyor? İlişki arada etkileşim varsa olur, çelişki arada ilgisizlik varsa ortaya çıkar. Hayatımızda meslek sahibi olmak, ehliyet almak gibi pek çok şey için uzun süren eğitimler alırız. Peki evlilik gibi kritik bir kararı alırken niçin bu kadar aceleci olur ve mesleğimiz kadar eğitim almaya değer görmeyiz? Evliliğin eğitimi mi olurmuş diyenlere “evlilik öncesi neden psikoloğa gidilir” yazımı okumalarını tavsiye ederim 🙂

Pek çok evlilikte yer alan ve gündelik yaşamla bütünleşmiş basit gibi görünen şeyler yavaş yavaş evliliğin yıkılmasına zemin hazırlar. Bu basit gibi görünen ama sonuçları büyük sebeplerin farkına varmak, boşanma evresinden çok daha önce evliliğinizi kurtarmanıza yardımcı olabilir. Biraz sonra bahsedeceğim bu 6 sebep çift terapisti Gottman tarafından 25 yıl süren kanıta dayalı bilimsel araştırma sonuçlarına dayanmaktadır. Gottman bu 6 sebep üzerinden %91’lik bir oranla çiftin boşanacağını tahmin etmektedir. Bu kararı test etmek için çiftin 15 dakika tartışmalarını yeterli görür. Gottman bu 6 sebebi yüzlerce çiftle görüştükten sonra ortaya koymuş, hatta evliliğe dair doğru bilinen yanlışları da değiştirmiştir. Bakalım bu 6 sebep neymiş?

4155-165591

  1. Sert Başlangıç

Gottman istatistiksel sonuçlarda her yüz olaydan 96’sın da çiftin arasındaki 15 dakikalık bir konuşmanın ilk üç dakikasına bakarak konuşmanın sonucunu tahmin edebileceğini söylüyor.  Bu kadar kısa bir sürede neler oluyor da sonucu tahmin edebiliyor? Bir örnek üzerinden anlatmak gerekirse;

B. Hanım evde işlerin paylaşılmamasından muzdarip olsun. A. Bey’de sorumluluklarını yerine getirmiyor olsun. B. Hanım A. Bey’e “Bıktım senin bu sorumsuzluğundan hep aynısın! Kaç kere plan yaptım bir türlü görevleri paylaşmıyorsun!” diyerek söze başladıysa bu bir SERT başlangıçtır. Çünkü B. Hanım burada A. Bey’in doğrudan kişiliğine saldırıda bulunarak tartışmanın yönünü en baştan çıkmaza yöneltmiştir. Bu tarz Sert başlangıçlı olan kavgalar genelde çözümsüzdür. Karşıdaki ben dili de kullansa bir süre sonra hakaretlerin havada uçuşması kaçınılmaz olur.

2. Dört Atlı: eleştiri, hor görme, kendini savunma ve duvar örme

Tartışmanın dört atlısına dikkat etmek gerek! Herkes birbirinin davranışlarından yakınabilir, bu doğal bir durumdur. Ancak eleştiri ve yakınma arasında fark vardır.  Eşinizin çoraplarını etrafa atmasından rahatsızsanız bu davranışından dolayı sitem edebilirsiniz. Ancak “sen ne dağınık adamsın çoraplarından bıktım!” dediğinizde bu bir yakınma değil, eleştiridir. Çünkü doğrudan kişiliğine hakaret etmişsinizdir.

Hor görme ise eleştiriden bir sonraki basamaktır, genelde küçümseyici mesajlar içerir. A. Bey B. Hanım’a “sen ancak alışveriş yapmayı bilirsin, bir türlü evinin hanımı olamadın!” gibi bir ifade ile yaklaştığında ise burada B. Hanım’ın bütün olumlu özelliklerini yok sayarak onu küçümseyen bir tavır sergiler. Bu tartışmada B. Hanım’ın savunmaya geçmesi gelir.

Kendini savunma ise üçüncü atlıdır. Sürekli eleştirilen ve hor görülen birisi elbette bir süre sonra kendini savunmaya geçecektir. Bu durumda her bir tartışma yeni bir çıkmaza girecektir.

Duvar örme ise dördüncü atlıdır. Eleştiri, hor görme ve kendini savunma üçgeninde sıkışan ilişkide taraflardan birisi en sonunda duvar örmeyi seçecektir. Duvar örmeyi sıklıklar erkeklerin yaptığı görülür. B. Hanım gününü nasıl geçirdiğini anlatırken A. Bey hiç bir tepki vermez. Aynı durum B. Hanım sesini yükselttikçe de söz konusudur.

gettyimages-85730729-fight-freak-out-henrik-sorensen

3. Dolup Taşmak

Dört atlı tarafından kuşatılmış bir ilişkide artık dolup taşmalar vardır. Dolup taşma eşinizin size karşı yaptığı olumsuz tavrın ani ve sizi aşırı derece bunaltan bir hale gelmesidir. Dolup taşma anında eşlerden birisi diğerinin eleştiri ve hakaretleri ile provoke edilir. Provoke edilen bireyin bir süre sonra kan basıncı yükselir tabi buna bağlı adrenalin salgısında da artış meydana gelir. Böylelikle bu kişinin sağlıklı sorun çözme becerileri kaybolmuş olur. Böyle bir tabloda eşler birbirine kırıcı sözler sarf eder ve kavgalar ilişkide duvara çarpmış etkisi yaratır.

4. Beden Dili

Terapist Gottman eşler birbiriyle kavga ettiklerinde nabızları dakikada 100’ün üzerine çıkar, 165’lere vardığı görüldüğünü tespit etmiştir. Halbuki 30 yaşlarında tipik bir erkeğin ortalama nabzı 76 kadının ise ortalama 82’dir. Beden dili eşler arasında bitmek tükenmek bilmeyen kavgaların bedene yansımasıdır. Fıtrat gereği beyin “savaş ya da kaç”  moduna geçer. Adrenalin yükselir, tansiyonunuz çıkar. Beyin ormanda vahşi bir hayvanı görünce nasıl tepki veriyorsa, çoraplarını etrafa atmamayı öğrenemediğini küçümser bir tavırla söyleyen eş karşısında da aynı tepkiyi verir.

5. Başarısız Onarma Girişimleri

Onarma girişimleri çiftlerin tartışma sırasında dolup taşmasını önlemek için gösterdikleri çabadır. Bu bazen bir kahkaha atmak olabilir, bazen bir süre sessiz kalıp sakinleşelim sonra konuşuruz demek şeklinde olabilir. Mutsuz evliliklerde dört atlı ve dolup taşma ile boğuşan ilişkide eşler kendini savunma telaşına girer ve onarma girişimlerine sağır kalırlar. Hatta çift terapisti Gottman sorunlu çiftlerin diğerlerine göre daha çok onarma girişiminde olduğunu belirtir. Ancak bu onarma girişimleri sıklıkla başarısız kalır.

6. Kötü Anılar

Birbirini eleştiren, hor gören ve birbirine karşı duvarları olan bir çift ister istemez kötü anıları ilişki hesabına yatırır. İlk buluşma, düğün günü yaşadıkları mutluluk, ilk tanıştıklarında birbirlerinde hayran olduğu özellikler hepsi yok olup gitmiştir. Geriye düğün günü damadın kuaföre geç gelmesi, B. Hanım’ın A. Bey’i nasıl rezil ettiği, çocukları olduğu gün eşinin sorumsuzluğu kalır geriye….

Çift terapisti Gottman biten bir ilişkinin 4 sinyali olduğunu belirtir:

  1. Evlilikle ilgili sorunlarınızı çok ciddi bulursunuz.

  2. Olaylardan söz etmek yararsız görünür. Sorunları kendi başınıza çözmeye çalışırsınız.

  3. Aynı evde ayrı hayatlar sürersiniz.

  4. Yalnızlık hissi baş gösterir.

Evliliği bitiren bu 6 sebebi kendi ilişkinizde gözlemliyorsanız, en azından eleştiri yapmayı bırakmakla işe başlayabilirsiniz. Mutlu evlilikler hiç kavganın olmadığı seslerin yükselmediği bir ev değil, tartışmayı onarmayı becerebilen evliliklerdir. Kişiliklerine yönelik değil soruna yönelik tartışmalar yer alır bu yüzden tartışmayı onarma girişimi başarılı olması yüksektir.

Bir sürü emekle kurduğunuz yuvanız sizce de korunmayı hak etmiyor mu?

Paylaş

1989 yılında Bursa'da doğdu. 2011 yılında International University of Sarajevo'dan fakülte ikincisi derecesiyle psikoloji bölümünden mezun oldu. 2014 yılında Üsküdar Üniversitesi SBE Klinik Psikoloji Yüksek Lisansını tamamladı, Marmara Üniversitesi'nde Din Psikolojisi alanında doktora yapmaktadır. İstanbul'da Anadolu yakasında "Bahar Psikoloji" Avrupa Yakasında ise "Bistanbul Danışmanlık" merkezinde danışan görmektedir. Moda psikolojisi, stil danışmanlığı, styling, ve psikoloji konularında aktüel bölümümüzde yazılar yazmaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir