Hayalen Moda Evi Sahibesi Filiz Yetim ile Röportajımız

26 Ağu 2014

 

Hayalen moda evinin sahibesi Filiz Yetim ile sektöre giriş hikayesini ve merak edilenleri konuştuk. İşin başında ve daha birinci basamakta olduğunu dile getiren Filiz Yetim, başarılı işlerini ve tecrübelerini bizimle paylaştı.

Mütevazi ve abla samimiyeti ile sektörde ayrı bir yerde duran; başarılarına, tecrübelerine ve bu işi ilk yapanlardan olmasına rağmen, daha gideceği çok yolunun olduğunu ifade ediyor. Moda evi konseptini hakkıyla yerine getirmek ve hizmet vermek için, emin adımlarla ve ben merkezli olmadan çalışmalarına devam ediyor. Hayalen moda evinde a’dan z’ye herşeyi bulabilirsiniz. Günlük giyim, abiye, gelinlik, nişanlık, mezuniyet tüm kıyafetleri kişiye özel çalışıyor.

“Müşterilerimiz bizim için birer kahraman, onlarla hikayeler yazıyoruz. Her gelen müşterimiz bize bir iz, bir anı bırakıyor.” (Filiz Yetim)

Keyifli okumalar dileriz.

Merve Uzun: Filiz Hanım öncelikle kendinizden bahseder misiniz? Bu işe giriş hikayeniz nedir?

Filiz Yetim: Türk kültüründe ve bizim aile yapımızda bir kız çocuğu her işi bilmelidir. Ev işinden yemeğe, iş hayatından herşeyi bilmeli. Biz bu şekilde yetiştirildik. Annem, “yaptığın bana öğrendiğin sana” diye büyüttü bizi.ortaokul döneminde, mevcut olan kıyafetimi kumaş üzerine koyarak kalıp çıkarma yolunu izleyerek kendime bir şeyler hazırlamaya başlamıştım.Lise dönemimde ise daha çok organizatör ruhum ön plana çıkmıştı. Çeşitli vakıflarda görev almaya başlamıştım. Bunlardan örnek verecek olursak; tarih ve sanat araştırma vakfı, milli gençlik vakfı ve tiyatro gibi bir çok yerde çalıştım. Bununla beraber Üsküdar liseler arası senaristlik yarışması yapılmıştı, oradan 2.lik almıştım. Tiyatroyu çok severdim. Gelecekte bu yönde bir yol izlerim diye düşünmüştüm. Ama bir taraftan da tasarım dikiş-nakış işlerine de devam ediyordum. Üsküdar da Kız kulesi kültür merkezi vardı. Ablam ile hayalimiz o binayı alıp, orada bir katını kitap-kaset, bir katını butik yapacağız diye bir hayalimiz vardı. 🙂 Derken Üsküdar İmam Hatip Lisesinden mezun oldum. Üniversite dönemimde 28 Şubat sürecini yaşayanlardanım. Bu yüzden sıkıntılarımız vardı. Çalışma hayatına atılmayı uygun gördüm ve ancak 3 yıl sonra Sabancı Üniversitesine başlama kararı aldım. Orada Moda Tasarım bölümüne başladım. Stajımı Cemil İpekçi’nin yanında yapma şansım oldu. Biz karadenizliyiz ve rahmetli babaannemin kıyafetleri çok hoşuma giderdi, pazen divitin elbise üzerine peştemal giyerdi. Ben doğu batı sentezini harmanlayarak çalışmayı çok seviyorum. Bir gün moda tasarımcısı olur muyum bilmiyordum. Çünkü Couture çalışmak bana göre değilmiş gibi geliyordu. Koleksiyon sürecini yaşamak; kalıp süreci,katalog çekimleri, aksesuar, defile, bunları yapmak ayrıca bir haz ve keyif. Okul bittikten sonra Cemil İpekçi ile bir süre daha devam ettim. Sonrasında ayrıldım. Bir İç Tasarım mimarlık firması İtalya’ya bir kaç kanalda çalışan iş kadını koleksiyonu hazırladılar ve ben de Türkiye ayağında asistanlık yaptım. Daha sonra da bir tekstil firmasında tasarımcı olarak 3 sene çalıştım. Annemin rahatsızlığı dolayısıyla işimden ayrıldım. Bu boş kaldığım sürede, aileme, akrabalarımıza ve dostlarıma tasarım konusunda yardımcı oldum. Terzilerimiz vardı, onlarla ortak çalışarak bir şeyler çıkarıyordum. 2006-2007 yıllarında Haşema’da çalışmaya başladım. Orada aktif güzel 1 yıl geçirdim. Güzel bir ekipti. Sonra bir kaç tesettür mayosu yapan firmaya koleksiyon hazırladım. Bununla beraber Osmanbey, Laleli’de bazı firmaların abiye, gelinlik, hazır giyim, eşofman, mayo gibi tüm tasarımlarını yaptım. Anadolu Ateşi tarzı bir grup vardı, SİMURG ANKA dans grubu, 1 sene boyunca kıyafetlerini hazırladım. Bu şekilde devam ettim.

 

Merve Uzun: Peki Moda evi açma aşaması nasıl gelişti?

Filiz Yetim: Çalışmalarım hızla devam ediyordu. Ailem bir moda evi açmam gerektiğini dile getirdiler. Camia da o dönemde tesettür moda evi de yoktu. Bu işi yapacaksak farklı olmalıyız diye düşündüm. Moda evinde a’dan-z’ye her şey yapılır. İç giyim, dış giyim, hazır giyim, gelinlik, abiye akla gelecek herşey. Yani gelinlikçilere moda evi diyorlar ama aslında değiller. Houte Couture: Dünyaca bilinen 25-30 tasarımcının altına adının yazılması demek. Terzi denince ise mahalle de paça boyu yapan insanlar geliyor akla. Terzi derken; eski beyoğlu terzileri gelmeli akla. Mezurasını boynuna alıp, müşterinin evine giderek katalog gösteren ve kişiye özel çalışan, gelmeli aklımıza. Biz tanımlamalara da dikkat ederek yola çıktık. Adımızı iyi koymalıydık. Biz Couture çalışmaya karar verdik.

1950’li 60’lı yılların Beyoğlu terzi kültürünü yaşatmak istedik. Bunun için de bayanların geldiğinde rahat olabileceği bir ortam olmalıydı. Ayrıca bir kaç eğitim daha alarak eksiklerimi tamamlamalıydım. Moda dünyasında hemen hemen herkes bilir, bayan Mary vardır. Onun kapılarını aşındırdım, telefonlarla sürekli ısrarcı oldum ve sonunda eğitim almayı başardım. Sonrasında müşterilerimi doğru yönlendirebilmek adına Make Up İstanbul-Avcılar’da makyaj eğitimi aldım. Amacım sadece müşterime her konuda bilgi verebilmek, yönlendirebilmekti. Sonrasın da Çamlıca’da boğaza nazır bahçeli bir daire tutarak hizmete başladık. Sesli bloglar, davetiyelerle müşterilerimizi davet ediyor, onlara türk lokumu, türk kahvesi eşliğinde dilimizin döndüğünce Osmanlı’yı anlatıyorduk. Oradan ayrılmamızın sebebi daire sahibimizin iflas etmesiydi. Yeni sahipleri de orada oturmak istediler ve biz de şuan ki yerimize taşındık. Çok şükür burada da yaklaşık 5 yıldır faaliyetteyiz.

Merve Uzun: Tesettür Fuarına katılımınız ve oradaki tecrübelerinizden bahseder misiniz?

Filiz Yetim: Öncesinde çalıştığım firmalarla ve Sabancı bünyesinde bir çok fuara katılmışlığım vardı. Fakat ilk defa tesettür fuarına katılımcı olarak katılmıştık.

Setrms, Kayra gibi dev firmalar ve daha önce çalıştığım Haşema gibi büyük firmalar vardı. Tek moda evi katılımcı biz olduk. Apartmanların yanındaki gecekondu olarak tabirliyoruz ve çok gülüyoruz bu duruma 🙂 Çünkü çok şirin ve renkli standımız vardı. Moda evimizi neredeyse oraya taşımıştık. Renkler canlıydı. Yeşiller, morlar, kırmızılar, pembeler, sarılar 🙂 Cesurca bir adım oldu. Basın büyük ilgi gösterdi. Çeşitli tv programlarında röportajlarımız yayınlandı. 3 günlük bir fuardı.

1.gün kadife fransız tarzı mor bir elbise ile “mor başlıklı kız”, 2. gün kırmızı bir elbise ile de “kırmızı başlıklı kız” olarak adlandırılmıştım 🙂 Türk lokumu, Osmanlı şerbeti ikramlarında bulunduk. Küçük hediyeler dağıttık. İlgi çekici ve renkli bir fuar oldu.

Merve Uzun: Ala dergisi ilk sayısında sizin bir tasarımınız kapak olmuş ve büyük ilgi görmüştü. Ayrıca Hülya Aslan’a bir lansman için kıyafet yapmıştınız. Ondan da olumlu dönüşler olmuştu. Bahseder misiniz?

Filiz Yetim: Tesettür giyim, tesettür modası ile ilgili bir dönem bir çok insan dergi çıkarmak istedi. Ama ben biraz çekimser kaldım. Sonra bir gün Volkan Atay geldi (Ala dergi eski sahiplerinden). Dergi çıkarmak istemişler ve fikrimi almak istediler. Uzun sohbetler ettik. Yanlış adım atmamak için böyle projelerde yer almamaya çalıştım. Çünkü tesettürün çizgileri bellidir ve tesettürün modası olmaz. Bu anlamda müşterilerimi de incitmek istemedim. Fuardan 2 ay kadar sonra, kendisi ile röportaj yaptık. Bir kaç elbisemizi çekim için verdik. Bir tanesini kapak yapmak istediler. Bir müşterime özel dikim nişanlık olduğu için müşterimin onayı ile kapak resmi yapıldı. Ala dergi kapağı 15-20 gün sosyal medya da döndü. O kadar çok olumlu dönüş oldu ki biz bile şaşırdık. Çünkü daha önce tesettür giyimi bir bütün halinde insanlara sunan kimse olmamıştı. Sonra dergi piyasaya çıktı. Iyi ses getirdi. Hülya Aslan’a yaptığımız lansman kıyafetinden çok olumlu dönüşler aldık.

filiz-yetim-roportaj-2 filiz-yetim-roportaj-3

Merve Uzun: Online satış veya bir butik ile çalışma düşünüyor musunuz?

Filiz Yetim: Gerçekten butik çalıştığına inandığım için Studio Nish ile onlara özel bir koleksiyon hazırlayacağız. Viyana’da iyi bir öğrenci potansiyeli var, oraya da gönderiyoruz. Online satış tarafında ise sefamerve ile başlayacağız. Bu sezon Allah’ın izniyle hızlı bir giriş yapıyoruz.

Merve Uzun: Bu işe başlamak isteyenler için ne söylemek istersiniz.

Filiz Yetim: Öncelikle eğitim çok önemli. Koleksiyon, tasarım, tüm süreçler hakkında bilgileri olmalı. Yapabiliyorlarsa büyük firmalarda çalışacak tecrübe edinsinler. Bu işte önce mektepli, sonra da alaylı olmalı. Kendilerine güvensinler, risk de alsınlar ama önce dağarcıklarını genişletsinler. Biraz bilir kişilerle çalışmalı onların bilgilerinden faydalanmalı.

Doğru eğitim, doğru nokta, doğru reklam, doğru kişiler. Sonrası zaten gelecektir.

Filiz Yetim 2014 İlkbahar Yaz kreasyonunda sizler için görseller hazırladık;

filiz-yetim-roportaj-4 filiz-yetim-roportaj-5

filiz-yetim-roportaj-6filiz-yetim-roportaj-7

filiz-yetim-roportaj-8 filiz-yetim-roportaj-9

filiz-yetim

www.tesetturgiyim.com ‘a vakit ayırdığı için Filiz Yetim’e teşekkür ederiz.

Paylaş

Tesetturgiyim.com Genel Yayın Yönetmeni olan Merve Uzun, kariyerine Modanisa.com'da Marka Müdür Yardımcısı olarak devam etmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir