Hicri Yılbaşını Nasıl Kutladınız?

14 Eyl 2018

İslam alemi, 10 Eylül’ü 11 Eylül’e bağlayan akşam bir Hicri yeni yıla girdi.

Peygamberimiz Hazreti Muhammed ve ashabının 1440 yıl önce Mekke’den Medine’ye hicreti, İslam âleminde hicrî takvimin başlangıcı olarak kabul ediliyor. Yılın ilk ayı olan Muharrem de “hürmet edilmesi gereken” anlamına geliyor. Yine çok önemli günlerden biri olan Aşura, Muharrem ayının 10. gününde idrak ediliyor.

Hicrî Takvim Araştırmaları Merkezi (HİTAM) Başkanı Erhan Bağ, “Kur’an-ı Kerim’in bütün mesajları hicrî takvim esaslı inmiştir. Ramazan ayında tuttuğumuz oruç ve haccın ne zaman yapılacağı hicrî takvime göredir. Bütün kutsal gecelerin ve günlerin kutlamaları hicrî takvime göre olur. Kurban ibadeti de ay takvimine göre belirlenir, bütün ibadetlerimiz hicrî takvime göredir, güneş takvimini esas alan tek bir ibadetimiz var, o da namazımız” diyor.

Hicri yılın ilk ayı olan Muharrem’de, rivayete göre o kadar çok şey olmuş ki! Hz. Musa (a.s.) Âşura Gününde bir denizi geçerek kurtuluşa ererken, Firavun ordusu ile sulara gömülmüştür. Hz. Nuh (a.s.) gemisini Cûdi Dağının üzerine Âşura Gününde demirlemiştir. Hz. Yunus (a.s.) balığın karnından Âşura Günü kurtulmuştur. Hz. Âdem’in (a.s.) tevbesi Âşura Günü kabul edilmiştir. Hz. Yusuf kardeşlerinin atmış olduğu kuyudan Âşura Günü çıkarılmıştır. Hz. İsa (a.s.) o gün dünyaya gelmiş ve ruhu o gün semâya yükseltilmiştir. Hz. Davud’un (a.s.) tevbesi o gün kabul edilmiştir. Hz. İbrahim’in (a.s.) oğlu Hz. İsmail o gün doğmuştur. Hz. Yakub’un (a.s.), oğlu Hz.Yusuf’dan o gün sağlık haberini almıştır. Hz. Eyyûb (a.s.) hastalığından o gün şifaya kavuşmuştur. Ve Hz. Ali’nin oğlu Hz. Hüseyin o gün şehit edildi. Kerbela olayı da bu ay’da gerçekleşti.

HİCRİ TAKVİM NEDİR?

Hicri takvim, Hz. Muhammed (s.a.v)’in Mekke’den Medine’ye hicret etmesiyle başlamış olmaktadır. Bu tarih, miladi 16 Temmuz 622’dir. Ayın yörüngesi üzerinde dönüşüne dayanılarak düzenlendiği için buna “Hicri Kameri” veya “Sene-i Kameriye” gibi adlar verilmiştir. Hicri takvim, Peygamberimizin (sav) vefatından sonra, günlerin hesaplanmasında ortaya çıkan bazı karışıklıklar üzerine düzenlendi.

Hicri takvim ayın hilâl şeklinde göründüğü ilk geceyi ay başı olarak kabul eder. Ayın tekrar görünüşüne kadar geçen süreyi bir ay; on iki ay da bir yıl sayılır. Bu takvime göre ayın dünya çevresindeki dönüşü yirmi dokuz buçuk gün olarak kabul edilir. Bu sebeple bir ay 29, bir ay da 30 gün olarak kabul edilir. Böylece miladi takvimde bir yıl 365 gün, Kameri’de de 354 gün olarak hesaplanır. Bu yüzden hicri aylar miladi aylardan her yıl on bir gün önce gelir. Bu durum, hicri ayların mevsimlere denk düşmesine engel olur. Bu yüzdendir ki, hicri takvimin bir ayı olan Ramazan, bazen kış, bazen de yaz mevsimlerine veya diğer mevsimlere rast gelerek, yılın bütün mevsimlerini, haftalarını, aylarını ve günlerini dolaşır. Otuz altı yıl oruç tutan biri de yılın her ay ve günlerinde oruç tutmuş olur.

Hicri takvimde yılbaşı Muharrem ayının 1. günüdür. Muharrem ayını, Safer, Rebiyülevvel, Rebiyülâhır, Cemaziyelevvel, Cemaziyelâhir, Recep, Şaban, Ramazan, Şevval, Zilkade ve Zilhicce ayları takip eder.

Hicri tarih, Hz. Muhammed (s.a.s.)’in Mekke’den Medine’ye hicretiyle başlar. Ancak takvim başlangıcı olarak bu tarih, Hz. Ömer devrinde kabul olunmuştur. Ondan önce arapların belli bir tarihi yoktu. Bazı önemli hadiseleri (Hz. İbrahim’in ateşe atılışı, Fil vakası vb.) tarihe başlangıç olarak gösteriyorlardı.

Hicretten on altı yıl sonra (638), dönemin halifesi Hz. Ömer’in emriyle Medine’de bir meclis toplanarak, tarih meselesine bir çözüm bulunması istendi. Hz. Ali’nin teklifi ve mecliste bulunanların kabulü ile Hz. Muhammed (a.s)’in hicreti, İslâm tarihine başlangıcı ve Muharremin de bu yılın ilk ayı olması kararlaştırıldı. Böyle bir uygulamanın konulmasına sebep olarak şu iki husus gösterilmektedir. Hz. Ömer devrinde ibraz edilen bir borç senedinde ödeme için vâde tarihi olarak gösterilen Şaban ayının, geçen yılın mı yoksa gelecek yılın mı olduğu kestirilememişti. Ayrıca aynı dönemde Basra valisi olan Ebu Musa el-Eş’arî’den gelen bir yazıda; Hilâfet makamından gönderilen kâğıtların hangisi önce hangisi sonra olduğu ve hangisinin hükmüyle hareket edilmesi gerektiğinin bilinmediği cihetle, bu sorunun acilen halledilmesi isteniyordu. Bu nedenlerle Hicret İslam tarihine başlangıç teşkil etmişti.

Hicrî-Kamerî yıl, on iki aydır. İlk ayı olan Muharrem ile birlikte Receb, Zilkade ve Zilhicceye Araplar “eşhur’i hurum” adı verir ve bu aylarda savaştan ve her türlü şiddetten uzak dururlardı.

Hicri Takvimde Aylar

Muharrem
Safer
Rebiülevvel
Rebiülahir
Cemaziyelevvel
Cemaziyelahir
Recep
Şaban
Ramazan
Şevval
Zilkade
Zilhicce

RUMİ TAKVİM NEDİR?

Rumi Takvim, Hicret’i (Miladi 622) başlangıç kabul eden güneş yılı esasına dayalı bir takvimdir. Bu takvim Osmanlı’da, 13 Mart 1840’ta uygulanmaya başlamıştır. Hicri takvim sisteminde 1 yıl 354 gün, Rumi takvim sisteminde ise Dünya’nın Güneş etrafında dolanımı esas alındığından bir yıl 365 gün olarak hesaplanır.

Tanzimat Dönemi’ne kadar Osmanlı Devleti’nde hicrî takvim her sahada resmî takvim olarak kullanılıyordu, yılbaşı 1 Muharrem’di. Tanzimat Dönemi’nde 13 Mart 1840 miladî tarihi 1 Mart 1256 cuma günü olarak Rumî takvimin yılbaşı kabul edildi.

Bu tarihten sonra çift takvim uygulaması başladı, aynı anda hem hicrî takvim hem de Rumî takvim 1870 miladî yılına kadar birlikte uygulandı. Hicrî takvim ay yılına göre Rumi takvim ise güneş yılı esaslı hesaplandığı için hicri takvimde senenin son günü Rumî takvimin çakışan senesinden her yıl 11 gün daha geriye düşüyordu. İkiliğin önlenmesi için o tarihten sonra artık sadece Rumî takvim kullanılmaya başlandı.

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir