Hüzün Mevsimi Sonbaharın Keyif Durakları

08 Eki 2016

Ağaçlar teker teker döker yapraklarını. Bir hüzün kaplar doğa ve sakinlerini. Hava gri ile mavi arasında kararsızca gidip gelir. Kimi zaman bulutlar gökyüzünü ele geçirir. Kimi zaman hiddetlenir engin gökler, şimşekler çakar yıldırımlar düşer. Ardından bir dolar bir boşalır yeryüzüne iner yağmur damlaları. Islanmaktan kaçan yanında yenilgiye teslim olanlar şehrin gürültüsünde birbirine karışır. Islanan yollar sokak ışıklarında ışıl ışıl parıldar. Ve derken yalnızlığın mevsimi “Sonbahar” sahneye çıkar… Şehir yapayalnız bir görünüme bürünür.

sonbahar_manzaralari sonbahar_manzaralari

Renkler karışır toprağın içine. Günler birbirinin peşi sıra yarışır. Artık güneşin sıcak yüzü ancak hatıralara yakışır. Hayat bir klasik müzik eşliğinde yavaş yavaş akıp giderken, kendi içini dinler insan. Benliğine tekrar dönmek ve hızla geçen bir yılı tahlil etmek kalır geriye. Albümler çıkar raflardan. Eskiye özlem canlanır. Seyircisi bol olur hayatın, oyuncusu az.

sonbahar_manzaralari sonbahar_manzaralari

Kendi içine çekilen doğayla birlikte insan da özüne döner. Tabiat canlanana dek çekilir köşesine. Yazın tempolu günlerinden sonra, zor geçecek bir kış mevsimine hazırlık başlar. Tabi bu günlerin keyfi ancak gezerek çıkar. Henüz herkes şehre dönmeden İstanbul’un dingin haline, sessizliğin sesine kulak vermenin tam zamanıdır şimdi.

cinaralti_cay_bahcesi   cay_fotografi

Bir yudum çay, ömre bedel derler de inanmazsın. Sonradan pişman olacağına, kış gelmeden mis gibi havanın tadını mutlaka çıkarmalısın. Bunun için de en güzel ve kadim yerlerden biri Çınaraltı Çay Bahçesi. Eski usul geleneklerin son temsilcilerinden olan bu yer, her kesimden misafirini huzur içinde ağırlıyor şu günlerde. Yaşlı bir çınar ağacı gölgesinde evden getirdiğin peynir, zeytin, domates yanına Sarıyer Börekçisi’nden biraz börek ve simit fırınından birkaç simit katarak en ucuzundan keyif yapmak dostlarınla. Haftasonu kalabalık olsa da, erken kalkıp boğaz manzaralı bir masa kapmanın mutluluğunu da yaşamalı.

otagtepe_istanbul

Kahvaltını yaptın. Şöyle okkalı bir türk kahvesi içmeden olmaz değil mi? Bunun için en güzel duraklardan biri şüphesiz ki Otağtepe. Farklı cafelerden istediğin birinde kahve keyfi yaptıktan sonra biraz gezintiye çıkmalı. İkinci köprüyü kuşbaşı gören ve geniş bir tema parkı bünyesinde barındıran Fatih Korusu, ismini Fatih Sultan Mehmet Han Hz.’den almakta. Geçmişte İstanbul’daki tüm muharebelerin burada yapıldığına kim inanır? Yemyeşil bir çayır, binbir bitki çeşidi ve İstanbul’u tepeden gören enfes manzara eşliğinde bol oksijene doyduysan sıradaki durağımıza yol alabiliriz.

kanlica_istanbul

İstanbul’a gelenler Kanlıca yoğurdu yemeden gitse aklı burada kalır. Salaş bir mekana oturup yoğurdunu kaşıkladıktan sonra fazla vakit kaybetmeden yeni rotanı belirlemelisin. Eğer altında araban yoksa; Kanlıca’dan Bebek sahiline ring sefer yapan teknelere atlayıp, soluğu Emirgan Korusu’nda alabilirsin. Emirgan Korusu’ndan sonra Avrupa’nın lezzet durakları ve tarihi mekanları seni bekliyor. Ortaköy, Beşiktaş Yıldız Parkı ve Dolmabahçe Sarayı’nı gezdikten sonra Eminönü’nde balık ekmek ziyafeti bin derde deva gelir.

sonbahar_manzaralari beykoz-korusu

Yok eğer Beykoz’a devam edeceğim dersen burada da gezecek görecek çok yer var. Beykoz Korusu’nu keşfedip Hz. Yuşa’nın kabrini ziyaret edebilirsin. Sonrasında 3. köprüye gelmeden Poyrazköy ve Yoros Kalesi turu devamında, taze bir balık ziyafetiyle günü sonlandırmak gibisi yok.

yoros-kalesi-kusbakisi

Hala karar veremediysen bir an önce sokağa çık ve yüreğinin götürdüğü yere git. O sana iyi gelecek yeri bilir:)

 

Paylaş

Yazım hayatına kişisel bloğuyla başlayan yazar, Modanisa.com'da içerik editörü olarak profesyonel kariyerini sürdürmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir