İş Hayatında Nasıl Etkili İletişim Kurulur?

06 Kas 2016

 

İş hayatı yalnızca para kazandığınız mecra değil, karakterinizin ilişkisel boyutunun gelişmeye devam ettiği bir mecradır. İş yerinde iletişim kurduğunuz mesai arkadaşları ve yöneticiler, iş yerinin fiziksel koşulları, alınan maaş ve görev tanımları gibi pek çok faktör iş memnuniyetinizin belirlenmesinde rol oynar. Hizmet sektöründe ya da üretim sektöründe çalışıyor olsanız da mesai arkadaşlarınız ve patronunuzla iletişim kurabilmek iş memnuniyeti için hayatî önem taşır. Ancak iş arkadaşları ile etkili iletişimin ilk adımı onlar ile aranızdaki “SINIR”ları oluşturmaktır. Sınırlar kişilerle aranıza duvar örmek değildir. Sınırlar; kişilerden benliğinize katacağınız güzel şeyleri alabilmeyi, benliğinizi ve aranızdaki ilişkiyi zehirleyecek kötü şeyleri dışarıda tutabilmenizi sağlar.  İş yerinde yaşayacağınız olası 8 probleme yönelik etkili iletişim için teknikler..

1- Başkasının Sorumluluklarını Yüklenmek

İşe girdiğinizde görev tanımınızı iyi öğrenin. Her ne kadar görev tanımında ek görevlerin verileceği madde yer alsa da, bu maddeler sizinle aynı statüdeki kişilerin sorumluluğunu almayı gerektirmez. Bir mesai arkadaşınız sizden devamlı olarak yardım talep ediyor ve bunu alışkanlık haline getiriyorsa burada bir şeyler yolunda gitmiyor demektir. Bu durumda kibarca “bu işi önceden yapmadığına üzüldüm, zor durumda olmanı da anlıyorum. Belki bir daha ki sefere işlerini daha iyi planlarsın. Bu benim işim değil ve şimdi yapmam gereken işlere dönüyorum” diye net bir tavır sergilemeniz gerekir. Diyelim ki karşınızdaki kişi sinirleniyor o halde “Bu seni sinirlendiriyorsa üzgünüm. Ancak bu benim sorumluluğumda değil. Umarım halledersin.” diye kestirebilirsiniz. Unutmayın, siz yalnızca kendi işinizi yapmaktan sorumlusunuz. İyilik etmek ve ödün vermek, medeni hayatın bir parçasıdır, her şeyi hoş karşılamak ise değildir! Yaptığınız davranışın medeni olup olmadığını, verdiklerinizin diğer bireyin daha iyi mi yoksa daha kötü mü davranışlar sergilemesine sebep olmasından anlayabilirsiniz.

2- Çok Fazla Mesai Yapmak

İş yerinde size verilen görevleri detaylı planlamanız birinci derecede hayatî önem taşır. Planlamayı net yapıp, patronunuza belirtmediğiniz sürece, yetkili kişi sizin bütün işleri bir şekilde bitirdiğinizi düşünecek bu da sizin fazla mesai yapmanızı sağlayacaktır. İşinizde sınırlar belirlemeniz -dönemsel fazla mesai olsa da-, görev tanımınızı yeniden gözden geçirmeniz ve sözleşme yenilendiği tarihlerde üzerinde değişiklik talep etmeniz, bir sonraki ay yapılacak işlerin listesini yapmanız ve patronunuzla gelecek ay yapacağınız bu işler listesini sunarak bir görüşme yaparak ek personel talebinde bulunma çok fazla mesai yapma sorununuzda size yardımcı olabilir.

3-Önceliklerin Yanlış Belirlenmesi

Diyelim ki patronunuz size iki adet incelenmesi gereken dosya verdi ve ikisi de bir günde yetişebilecek gibi değil. Birlikte çalıştığınız arkadaşlarınıza veya patronunuza şöyle deyin: “Bugün A işini yapacaksam, B işini Çarşamba’ya kadar yapamam. Böylesi sizin için uygun mu, yoksa hangisi üzerinde çalışacağımı yeniden düşünmemize gerek var mı?” şeklinde önceliklerinizi belirleme konusunda işbirlikçi bir yola gidebilirsiniz.  Verimli çalışan kişiler mükemmel bir iş ortaya koymaya çalışır ve zamanlarını en çok önem verdiği şeylere harcar. Dolayısıyla önemsiz şeyleri çok iyi yapma gayreti göstermek ve öncelikleri konuşmamak sizin negatif eleştiri oklarının önüne çeker.

4- Mesai Arkadaşlarından Kaynaklanan Sorunlar

İş yerinde sizin canınızı sıkan kişiler olabilir. Hayatın akışında olduğu gibi, iş hayatında da can sıkıcı problemler kapınızı çalabilir. İş yerinde canınızı sıkan birisi var ise Güç Kuralını hatırlamalısınız. Güç kuralı dediysem, iş arkadaşınızın arkasından iş çevirmek, onun ayağını kaydırmak, diğer arkadaşlarınız ile dedikodu yapmak gibi zehirli davranışlardan bahsetmiyorum. Güç Kuralı şunu önerir: “Sadece kendinizi değiştirme gücüne sahipsiniz. Başkalarını değiştiremezsiniz”. Acı çeken kişi yalnızca sizsiniz ve onarma gücü de sizde var. Problem yaşadığınız kişinin tavırları üzerinde yineleyici şekilde düşünmek  ve onu sorun olarak görmek kendinizi yıldırmak ve ona güç kazandırmaktan başka bir işe yaramaz.

5- Eleştirel Tutumlar

Eleştiri kişinin gelişimine katkı sağlar ve çok kıymetlidir. İş yerinde yaptığınız görevlere karşı bazen sizi kışkırtmak için eleştiriler de yapılabilir. Bu eleştirileri içselleştirip moralinizi bozmak, patronunuza sınır koyamadığınızı gösterir. Öncelikle bir süre kendi haline bırakıp, eleştirileri içselleştirmeyin. Daha sonra uygun bir vakitte eleştiri yapan kişiyle yüzleşerek eleştirel tutumu hakkında ne hissettiğinizi ve nasıl etkilendiğinizi anlatın. Sizi dinlemiyorsa bir kaç kişiyle bu görüşmeyi yapabilirsiniz. Bazen şirketlerin şikayet politikalarını izleyebilir, dilekçe ile de bunu belirtebilirsiniz. Ancak bu tür kişilere duygusal ve fiziksel mesafe oluşturmak sizi öz denetiminizle baş başa bırakarak nefes almanızı sağlayabilir.

bad-coworkers1

6- Otorite ile Sürtüşme

Patronunuzdan gelen eleştiriye karşı “asla yaptıklarımı beğenmiyor. Ona günü göstereceğim” gibi bir düşünce biçimi sizde çok güçlü duyguların tetiklendiğini gösterir. Buradaki düşünce biçimi patronunuzun tavrından çok sizin otorite ile kurduğunuz ilişki kalıbı hakkında ipucu verir. Burada şunu düşünebilirsiniz. “Patronunuzun bu tavrı size geçmişte kimin tavırlarını hatırlatıyor?” Anneniz ya da babanız da mı yaptığınız hiç bir işi takdir etmezdi? Patronunuz ve anneniz/babanız benzer kişiliğe mi sahip?

7- İşten Çok Fazla Şey Beklemek

Kapitalist kültürün etkisiyle insanlar iş yerlerini evleri olarak görmeye başlamıştır. Ancak hiç bir iş yeri evdeki atmosferi sağlayamaz. İş yerinde aile üyeleri gibi destekleyici topluluklar yoktur ve olmak zorunda değildir. İdeal bir işyerinin destekleyici , güvenli ve çalışanlarını besleyen bir atmosfere sahip olması beklenir. Ancak iş yerinden ilgi, ilişki, öz-saygı ve onaylanma beklemen iş yerinin yapısıyla ters düşer ve çalışanlar bunu sağlamakla görevli değildir. İş arkadaşlarını aile gibi gören kişiler çocukça ihtiyaçlarını onlarla gidermeye çalışır ki bu profesyonelliğin bir parçası değildir. Profesyonel olmak donuk bir iletişim kurmayı gerektirmez ancak bu iletişim biçimi ailenizle kurduğunuz iletişimden farklıdır.

8- İş Stresini Eve Taşımak

İş yerinde yaşadığınız sorunlarla doğrudan yüzleşmeyi seçin. Bu durum işin duygusal stresini iş yerinde bırakmanıza olanak sağlar. Kendi başınıza bunu yapmakta zorluk çekiyorsanız, iş yeri psikoloğundan ya da insan kaynakları yetkilisinden yardım alabilirsiniz. Ayrıca iş yerinde iş yükünüzün fazla olması, zihinsel olarak işlerin eve taşınmasını sağlamaması gerekir.

[wa-wps]
Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir