Kilo Yönetiminin Psikolojisi

30 Nis 2016

Kilo yönetiminin psikolojisine öncelikle zihinsel süreçlerimizi bilmekle yola çıkıyoruz… “Yemeği kes, kilo probleminden kurtul” söylemlerini aşarak olaya bir de psikolojik açıdan yaklaşalım diyoruz. Acaba az yemek yediği halde bazı insanlar, neden fazla kilodan şikayet etmektedirler? Ya da çocukken normal bir kiloya sahipken, yetişkinliğe doğru neden hızla kilo almakta ve açlık hissiyatından kurtulamamaktadırlar? Demek ki olay yemeği kesmekten ibaret değil…

spor_yapmadan_kilo_vermek_4

Vücuttaki mutluluk hormonları olarak bilinen serotonin ve dopamin, bazı yiyeceklerin etkisiyle salgılanmaya başlarlar. Bu da yiyeceklere olan bağımlılığa sebep olur. Mesela çok yağlı ve tuzlu yiyecekler, dopamin hormonunu salgılatırken; bol karbonhidratlı ve tatlı yiyecekler ise serotonin hormonunu harekete geçiriyor. Kişi muz veya çilek yediğinde aldığı lezzet ve her hatırladığında da yeme isteğinin kabarması ile, yağlı ve bol peynirli bir pizzadan aldığı lezzet ve bağımlılık oranı aynıdır. Ancak önemli olan yediklerinin kalorisini düşünürken, aslında bu hormonların salgılanmasını sağlayan yiyecek dışında başka şeylerin de var olduğunu bilmektir. Mesela insanlara gülümsemek, muhabbetle sarılmak, temiz havada yürüyüşler yapmak, spor yapmak, ibadetle meşgul olmak gibi aktiviteler güzel örneklerdir.

little-girl-smiling

Peki, bilinçaltımızın kilo almaya sebep olabileceğini biliyor muydunuz? Çocukların etrafında dönen anneler, ellerindeki mama tabağı ile koştururlarken, bir yandan da “çocuğum yemezsen çok çirkin olursun, büyüyemezsin, kimse sevmez seni” gibi ifadelerle çocuklarının bilinçaltına “Kilolu olursan eğer değerlisin” mesajını iletirler. Çocuklar o yaşlarda yemeği reddetseler de ve normal bir kilo seviyesinde olsalar da, yetişkin olduklarında bilinçaltlarının onlardan neyi istediklerine yönleneceklerdir. Böylece bu tür kimseler, yetişkinlik dönemlerinde fazla kilodan yakınırlar.

yemek-yiyen-çocuk

Nasıl düşündüğümüz ise nasıl davranacağımızın ön hazırlığıdır. Yemediğimiz bir limonun tadını düşünürken bile ağzımız ekşiyebiliyorsa, nasıl bir kiloya sahip olmak istediğimizin resmini çizip hayal etmemiz, onu istememiz ve kendimize hedef koymamız, o kadar etkilidir ve o işi yapmanın yarısıdır diyebiliriz… Çünkü hayal ederek, beynin nasıl bir yol haritası çizmesi gerektiğini bilmesine yardımcı olacağız. Bizim hayalimiz, zihnimizin hedefi olacaktır…

Paylaş

International University of Sarajevo'da psikoloji bölümünden mezun oldu. Bir psikolog olarak hayatı okurken, Ankara Dost Fm radyosunda "Hayat Seferleri" programının yapım ve sunucusu olarak çalışmakta olup aynı zamanda tesetturgiyim.com'da yazılar yazmaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir