KISKANÇLIK PSİKOLOJİSİ

14 Şub 2017

 

Kıskançlık nasıl bir duygudur? Her insanda olan doğal duygu durumlarından biri midir? Duygularımız biyolojik ve sosyal olmak üzere iki gruba ayrılırlar:

Biyolojik temelli duygular:

  • Bir durum karşısında otomatik oluşur.
  • Bir duruma adapte olmamızı sağlar. Örneğin ormanda vahşi bir hayvan gördüğünüzde yaşadığınız korku duygusu, duruma adapte olmanızı ve kendinizi vahşi hayvanın tehlikesinden korumanıza yardımcı olur.

Sosyal temelli duygular: 

  • Biyolojik temelli duyguların kompleks türevidir.
  • Bu duyguların dışavurumu eğitim ve kültüre göre değişkenlik gösterir. Amerika’da yaşayan bireyin kin duygusu ile Türkiye’de yaşayan bireyin kin duygusu farklılık gösterir.
  • Bu duygular ikincil ve yardımcı duygulardır. kin, intikam, kıskançlık gibi duygular bu duygulara örnektir.
  • Bu duygular kişiler arası ilişkilere hizmet eder.

Kıskançlık sosyal temelli bir duygudur. Kaybetme korkusu, sosyal mukayese, eşitsizlik gibi durumlar kıskançlığı meydana getirebilir. Kişiden kişiye değişkenlik gösterebilir ve sosyal ilişkilerde ortaya çıkar.

kıskançlık

Kıskançlık ne zaman hastalıklı bir hal alır?

Haset (envy) ile kıskançlık (jealousy) birbirinden farklı duygulardır.  Hasetin kalbinde sosyal karşılaştırma ve mukayese vardır. Sosyal psikologlara göre, eşitsizlik olan bir durumda haset doğması muhtemeldir. Hasetin altında “bende yoksa onda da olmasın”  fikri yatar.

Kıskançlık duygusunun altında “sende olana keşke ben de sahip olabilsem” fikri yatar, bu tip öykünme bizi iyi şeyler yapmaya iter ve rakip gördüğümüz statüye ulaşma motivasyonu sağlar.

Kıskançlığın bir başka boyutu da başka kişileri sahip olduklarından dolayı kıskanmak… Sürekli başkalarıyla kendisini kıyaslamak… Örneğin o güzel ben değilim, o zengin ben değilim, onun ailesi şöyle, benimki değil gibi… Bu tür kıskançlığın kötücül bir boyutu var mıdır?

Kıskançlığın bu boyutunda bireyler “büyütme/küçültme” isimli düşünce hatasını yapmaktadır.

Büyütme/küçültme: Başkalarında olanı fazla görüp, kendinde olanı az görmektir. Bu bir düşünce hatasıdır. Bunun terapiyle düzeltilmesi gerekir. Düşüncelerimiz ve duygularımızın yetiştirilme tarzımız ile alakası büyüktür.

Sürekli tenkit ile büyüyen bir çocukta ister istemez yetersizlik hisleri baş gösterecek. Bu hisler sebebiyle hep diğerlerini yüksek gören birey kıskançlık hislerine bürünecektir. Şemalar kendimiz, dış dünya ve diğerleri hakkında yargılar geliştirmemize yarar ve erken çocukluk döneminde oluşurlar. Bu dönemde yaşanan duygular duygusal kalıpların oluşmasına sebep olur.

haset

Bu tür kötücül kıskançlık bir mizaç mıdır, yoksa yetiştirme biçimi midir, maneviyat eksikliği midir? Neden kaynaklanır? Örneğin özgüvensiz ve kendilik algısı bozuk olan, değer duygusu eksik olan kişilerde görülür denilebilir mi?

Kötücül kıskançlığın meydana gelmesinde pek çok faktör vardır ancak kıskançlık sosyal temelli bir duygu olduğu için genel hatlarıyla yetiştirme biçiminin sebep olduğu söylenebilir. Keza, maneviyat da gelişim dönemlerinde temeli atılan bir olgudur. Ancak ailesinde gördüğü için insanları haset olarak etiketlemenin yanlış olduğunun kat’iyetle altını çizmek gerekir.

Kıskançlığı arttıran faktörler bilimsel araştırmalarda şu şekilde geçer:

  • Özgüven düşüklüğü
  • Nevrotik kişilik özellikleri: kaygılı, duygusal anlamda iniş çıkışları olan, karamsarlık
  • Tehdit algısı ve sahip olma isteği,
  • Eşinize bağımlılık,
  • İlişkinizde yetersizlik hisleri,
  • Kaygılı bağlanma stili: terkedileceğinizi ya da yeterince sevilmeyeceğinizi düşünmek,

Kıskançlık psikiyatri dilinde “Othello sendromu” olarak geçer ki bu kıskançlığın hastalıklı boyutudur. Bu sendrom hakkında detaylı bilgi için “Othello sendromu” isimli yazımıza göz atmanızı öneririz.

Hasetin duygu dünyanıza uğramadığı iyilik ve huzurun kalplerinize misafir olduğu nice güzel günleriniz olması dileğiyle yazımıza son veriyoruz.

Bir sonraki yazımız için takipte kalın!

Paylaş

1989 yılında Bursa'da doğdu. 2011 yılında International University of Sarajevo'dan fakülte ikincisi derecesiyle psikoloji bölümünden mezun oldu. 2014 yılında Üsküdar Üniversitesi SBE Klinik Psikoloji Yüksek Lisansını tamamladı, Marmara Üniversitesi'nde Din Psikolojisi alanında doktora yapmaktadır. İstanbul'da Anadolu yakasında "Bahar Psikoloji" Avrupa Yakasında ise "Bistanbul Danışmanlık" merkezinde danışan görmektedir. Moda psikolojisi, stil danışmanlığı, styling, ve psikoloji konularında aktüel bölümümüzde yazılar yazmaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir