Kıyafetlerin Psikolojik Etkisi

14 Eki 2017

 

Alışveriş yaparken, gardırobumuzu düzenlerken ya da aynı gün giymek için kıyafet seçerken dikkat ettiğimiz birçok nokta var. Hava sıcaklığı, seçilen parçanın tarzımıza uygun olup olmadığı, gidilecek yerlerin ya da yapılacak işlerin niteliği gibi farklı etkenleri de kıyafet seçimlerimizde göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Peki, seçmiş olduğumuz kıyafetler bizi hangi şekillerde etkiliyor?

Kıyafetlerimizle aramızdaki ilişki ve etkileşim tek yönlü şekilde gelişmiyor. Sahip olduğumuz kıyafetler, bizi hem sosyal hem de duygusal yönden etkiliyor; “diğer insanlar bizi nasıl algılıyor?” ve “Biz kendimiz hakkında ne hissediyoruz?” sorularına da cevap oluyor.

Giyim tarzımız ve sosyal hayatta tercih ettiğimiz kıyafetler; dış dünyayla olan ilişkimizde, bizim kendimize nasıl bir rol seçtiğimizle yakından alakalı olarak şekilleniyor. Kıyafetlerimiz sadece bizi örten ve koruyan kumaşlar olmaktan çıkıp, aynı zamanda karakterimizi yansıtan, zevklerimizi ortaya koyan bir ifade biçimi olarak var oluyor. Bu sebeple de tanıştığımız, tanıdığımız ve iletişim kurduğumuz insanlar bizi değerlendirirken kıyafetlerimizi de göz önünde bulunduruyor.

kiyafetlerin-psikolojik-etkisi

Bu durum özellikle ilk intiba için geçerli; yeni tanışan insanlar birbirleri hakkında pek bilgi sahibi olmadıkları için ilk adımda erişebilecekleri bilgi üzerinden yani, karşısındakinin konuşma tarzı, hali-tavrı ve giyimi, karşı tarafa dair ilk izlenimlerini oluşturuyorlar. Nasreddin Hoca’nın “Ye kürküm ye!” sözleriyle ortaya koyduğu bu gerçek, birçok araştırmayla da kanıtlanıyor. Bu alandaki farklı araştırma sonuçlarına baktığımızda; iş görüşmesinde maskülen giyinen kadınların daha çok kabul aldığını, daha resmi giyinen bir asistan adayının mülakat sırasında daha zeki olarak değerlendirildiğini ve üst düzey parçaları tercih eden, şık giyinen kişilerin diğer insanlardan daha çok yardım gördüğünü ve iş dünyasında daha prestij sahibi kabul edildiğini görüyoruz.

Kıyafetlerin hayatımıza etkisinin bu kadarla da sınırlı kalmadığı muhakkak… Gardırobumuzda yer eden, gündemimizin bir kısmını meşgul eden giysilerimiz, sadece bizim sosyal hayatla ve dış dünyayla olan ilişkimizi değil; duygu dünyamızı, kendimize dair düşüncelerimizi ve hislerimizi de etkiliyor.

Kiyafetlerin-psikolojik-etkisi

Parlak kırmızı, fuşya ya da neon sarı gibi iddialı renkler ya da saten gibi daha iddialı kumaşlar; çevremizdeki insanlar tarafından bir özgüven belirtisi olarak algılanabileceği gibi, kişi isteyerek tercih ettiğinde özgüven arttırıcı bir etki de gösterebiliyor. İçinde kendimizi güzel bulduğumuz, şık olduğunu düşündüğümüz kıyafetler de aynı etkiyi yaratabiliyor. Giydiğimizde hem şık göründüğümüz hem de rahat olduğumuz kıyafetler kendine güvenen, sakin, güçlü ve kendinden emin bir görüntü çizeceğinden saygı uyandırıyor ve ciddiyet sağlıyor. Daha günlük, spor-şık kıyafetler ise rahatlığı çağrıştırdığı için stresi azaltıp, aktivite düzeyini arttırabiliyor.

Özellikle belli parçalar zihnimizde belirli ortam ve durumlarla eşleştiğinden, çağrışım yapabiliyor ve ruh halimizi etkiliyor. Örneğin, pijama deyince aklımıza tembellik ve dinlenmek gelirken; döpiyes ya da takım elbise denince profesyonellik ve çalışma hayatı geliyor.

 

Paylaş

Muhafazakar modanın en çok takip edilen isimlerinden biri olan Moda ve Stil Danışmanı Esra Seziş Kiğılı; Ölçülü giyim için pratik stil önerileri, moda trendleri ve doğru kombinler için tavsiyeleriyle Modanisa Dergi ve tesetturgiyim.com'da takipçileriyle buluşuyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir