Mağaza Kadıncanın Sahibesi Müesser Gün ile Keyifli Sohbetimiz

26 Ağu 2014

magaza-kadinca-roportaj

Bulgurlu’nun gözde butiği olan Mağaza Kadınca’nın sahibesi Müesser Gün, tecrübelerini ve butik işletmeciliğinin inceliklerini paylaştı. www.tesetturgiyim.com ‘a vakit ayırdığı ve keyifli sohbeti için kendisine teşekkür ederiz.

Merve Uzun: Müesser Hanım oldukça başarılı bir tekstil geçmişiniz var, butik açma fikri nasıl doğdu?

Müesser Gün: Öncelikle evet ben zaten giyim sektörünün içinden bir insanım. Yıllarca tasarım ve imalat yönünde çalıştım. Krizle beraber bir dönem çalışmadım ve eşimin iş durumu gereği Şişli-Osmanbey tarafından Üsküdar-Bulgurlu tarafına taşındım. Bu arada tasarım yönüm sürekli bir hareket istedi. Evimle ilgilendim ama bu fazla sürmedi ve küçük bir mekanda butikvari bir yer açtım. 2011 yılı başında da şuanda ki yerimize taşındık. Ve artık Mağaza KADINCA olduk.

Merve Uzun: Neyi amaçladınız?

Müesser Gün: İçimdeki tasarım yönümü geliştirmek-yaşatmak. Ben bir satıcı değilim, tasarımcıyım. Bu yönümle yaşamayı seviyorum. Bütün amacımda misafirlerime, en güzel tasarımı sunmak. Misafir diyorum çünkü ben satıcı değilim. Butiğin hiçbir finans işiyle ilgilenmiyorum, eşim yapıyor. Bundan dolayı sadece bize gelip, yeni bir görüntü ve tabiî ki bu görüntünün yansıması olan yeni bir ruh haliyle mağazamızdan ayrılmak isteyen misafirlerimize hizmet vermek benim hobim, zevkim ve iş saatlerindeki tek uğraşım, amacımdır.

Merve Uzun: Diğer butiklerden farkınız ne?

Müesser Gün: Ben butik açmak istediğimde diğer butiklerdeki en büyük eksikliğin kişiye özel tasarım değil, sadece reyondakini satmak olduğunu gördüm. Eğer siz gelen misafirinize hizmet etmek istiyorsanız, bunu birkaç metrelik kumaş satarak yapamazsınız. Bir insanın karakteri vardır. Kişiliği vardır. Elbet zayıf ve güçlü olduğumuz yanlar mutlaka vardır. Ama o güçlü yanları bulur, hisseder, yakalarsanız ve bunu ön plana çıkartırsanız, işte o zaman tasarım başlar. Kıyafetle, aksesuarlarıyla tepeden tırnağa dediğimiz, derimizin üstüne giyindiğimiz her şeyle bu yansımayı verebilirseniz, işte bu kişiye özel tasarımdır. Bundan dolayı Mağaza KADINCA‘ da biz kişeye özel konsept sunuyoruz. Aynı elbiseyi gerekirse üzerinde oynamalarla, farklı aksesuarlarla kişiye özel hale getiriyoruz. Bu bizim en önemli farkımız.

Ayrıca, sizde butikleri yakından takip ediyorsunuz, bizimle beraber artık butikte sadece elbise değil aksesuar devride başladı. Çünkü giyim bir bütündür. Aksesuarlarla, çantayla, ayakkabıyla, takıyla, şalla bir bütünlük oluşturmayan elbise, tunik, gömlek, ceket yani kumaş kişiyi yansıtmaz.

Merve Uzun: Ürün seçiminde neye dikkat ediyorsunuz?

Müesser Gün: Kumaş kalitesi, dikiş tarzı, en az tasarım kadar önemlidir. İtiraf etmemiz gerekiyor. Hepimiz manken değiliz. Bir mankenin üzerinde çok hoş duran bir kıyafet , kumaştan, dikişten yada tasarımdan dolayı bizim üzerimizde aynı izlenimi vermez. Bundan dolayı seçimi yaparken , benim gözümde hep misafir kitlem vardır. Ben bu ürünü mağazama gelen misafirlerime aksesuarlarıyla beraber nasıl sunarım? Bu mankenin üstünde değil, benim misafirlerimin üstünde nasıl durur? İşte benim ürün seçimim için vazgeçilmez budur. Ve genelde ürün seçimlerimi üreticilerin konseptleri hazırladıkları zaman yapmam. Bu sektörün içinden olmanın avantajını kullanırım. Stilist arkadaşlarla bir sonraki sezon için çalışmalar yaparız. Çalıştığım hemen hemen her markanın üretimhanesini, modelhanesini bilirim. Arkadaşları tanırım. Bundan dolayı benim ürün seçimim sezon başı showroom da değil sezondan önce tasarımhane de başlar. Beraber tasarımlar yaparız. Hatta aynı marka üretim yapsa da sadece bende olan bir çok konsept vardır. Beraber tasarlayıp biraz kıskançlık yapıp, bunu bu sezon sadece bana özel yapacaksınız. Bir yıl sonraki sezona dışarıya satacaksınız derim =) . O kadar da hakkım diye düşünüyorum. Bu hakkımı da Mağaza Kadınca kadınları için her zaman kullanıyorum. Biz özeliz ve tekiz. 🙂

Merve Uzun: Yaptığınız işin avantaj ve dezavantajları neler?

Müesser Gün: Avantajı; benim gibi bir insan için büyük haz. İşimi severek yapıyorum. Bir ticari kaygı, sorumluluk taşımamam gerektiğinde ürünü satmamam için yeterli. Eğer ben beğenmediysem kim beğenirse beğensin, inanın o beğeni geçicidir. O anki ruh haliyle almıştır ve belki de dolabında çürüyecektir. Hayır, benim konseptlerim dolapta dursun diye değil, giyilsin, beğenilsin amaçlıdır. Ve bir yerde giyildiğinde işte ben bunun keyfini sürüyorum. Bu keyif en büyük avantaj. İkinci avantaj ise, dikkat ettiyseniz burası sadece bir butik, bir mağaza değil aynı zamanda keyifli kahve sohbetlerinin yapıldığı, yemeklerin yendiği, muhabbetlerin olduğu güzel bir mekan. Bu mekan benim çocuğumu bile 2 aylıktan beri büyüttüğüm güzel bir mekan. Bir ticaret alanı değil bir yaşam alanı. Böyle bir mekanda çalışmakta bir avantaj.

Dezavantajı ise; Sonuçta burada yaşıyoruz. Burdaki en küçük bir tatsızlık bütün günüme yansıyor. Çünkü burası bizim için bir iş yeri değil günün büyük çoğunluğunu geçirdiğimiz yaşam alanımız. Bir kadını kapından içeri girdiğinde bulunduğu ruh halinden alıp, istediği ruh haline göre konsept olarak hazırlamak ve bu kadını istediği ruh ve görüntüyle uğurlamak yorucu bir iş.

Merve Uzun: İş geçmişiniz ve tasarımcı kimliğiniz butiğinize nasıl yansıyor?

Müesser Gün: Yavaş yavaş yansıyor. Beğenmiyorum, değiştiriyorum, bozuyorum deniyorum tekrar tekrar oluncaya kadar. En mükemmel oluncaya kadar, ne zamana kadar mı daha mükemmelini düşününceye kadar. Mağazanın konsepti bundan dolayı çok fazla değişiyor.

Ürün tercihlerimde öyle; misafirlerimin istekleri, taşıyabileceği kendilerini yansıtacak ürün çeşitliliği, ruh halimiz, bulunduğumuz mevsim, dönemler bunların hepsi bir etken. İyi bir tasarımcı her zaman bilir, tasarladığı kumaş, deri, metal değildir. İnsandır ve bizim işimizde kadın. Yani anlatılması, tarif edilmesi, yansıtılması en zor varlık. O sıradanlıktan kurtarıp, farklılığını yansıtmak zorundasınız. Eğer o farklılığı verebiliyorsanız siz işinizi yapabiliyorsunuzdur. Bu şöyle olur;

Önce izleyeceksiniz, kapıdan içeri girerken giyiminden, yürüyüşünden , durumundan bulunduğu ruh halini hissedecekseniz. Sonra dinleyeceksiniz, mesleği , eğilimleri, becerileri, yaşam tarzı. Sonra anlayacaksınız hedefleri, amaçları, istekleri. Ve işte sonra sizin beceriniz ortaya çıkacak. Tasarlayacaksınız. Eğer bütün bunları yapabilirseniz, işte o zaman tasarlarsınız, yoksa sadece satarsınız. Ve en önemlisi yavaş yavaş bir bütün oluyorsunuz. Artık farklı tarzları yansıtmak için misafirinizle bir bütün. İşte bu bütünlük her zaman çok güzel sonuçlar verir. Bir kerede bu bütünlüğü tam yakalayamasanız da emin olun; bir sezon sonra bizleri tercih eden artık arkadaşlarımız diyelim ki öyle oluyor, belli bir süre sonra arkadaşlıklar başlıyor. Arkadaşlarımızdaki değişiklikleri herkes fark ediyor. İşte bu da bir tasarımcı için mesleğinin zirvesidir. En uç noktasıdır. Yani hayatın görüntüye yansıması birinci aşama ise son aşaması da ruhun görüntüye yansımasıdır.

magaza-kadinca-roportaj-2

Merve Uzun: Son olarak, tecrübelerinizden kısaca paylaşmak istedikleriniz, önerilerinizi öğrenebilir miyiz?

Müesser Gün: Butik işletmeciliğiyle, zincir mağazalar işletmeciği arasında ciddi farklar vardır. Butik işi yapan bir insan ister işletmeci olsun ister çalışsın, tasarımı bilmelidir. Bu iş reyondan elbise seçip, müşteriye uzatma, renkleri tutan birkaç aksesuar satma işi değildir. Bu bir tasarım işidir. Bu işi yapan gerek işletmeciler gerekse çalışan arkadaşların tasarım yönü güçlü olmalıdır. Biz bir stilist kıyafeti aksesuarı tasarlamasak bile giyeni tasarlıyoruz. Misafirlerimizin her şeyiyle giyimini günlük olarak yada özel bir a’na göre tasarımını yapıyoruz. Gerektiğinde ürünler üzerinde belirgin oynamalar yaparak değişik bir tarz çıkarıyoruz.

Adımız Mağaza Kadınca olsa da biz bir butiğiz. Mağaza olarak belirtmemizde ki sebep, bir butik de olmayan çanta, aksesuar, takıların olmasıydı. Mağaza Kadınca’yı açarken gördüğümüz, incelediğimiz butiklerdeki eksiklik bu şekildeydi. Kıyafet tek başına giyim olmaz, aksesuarlarıyla bütünleşmelidir. Biz kıyafetleri aksesuarlarıyla birlikte sunduğumuzda insanlar bize, “butik değil, mağazasın” dedi, öyle olsun dedim. Mağaza KADINCA olduk. Ama artık diğer butikler de ürünü bütünleştirmek için takı, aksesuar kullanmaya başlar oldular. Eğer seri imalat koleksiyon reyonunuz yoksa, siz özel tasarım kıyafetler kullanıyor iseniz; bir mağaza ya da butik işletmecisi olarak yeterli hizmeti vermekte zorluk çekersiniz. Mutlaka tasarım yeteneğinizin güçlü olması ve ön plana çıkması gerekmektedir. Marifet satmak değildir. Yakıştırmaktır. Bu işin ticaret kısmını muhasebeciler yapar, bizler tasarımcıyız. 😉

Paylaş

Tesetturgiyim.com Genel Yayın Yönetmeni olan Merve Uzun, kariyerine Modanisa.com'da Marka Müdür Yardımcısı olarak devam etmektedir.

Yorumlar

  1. […] Uzun, Müesser Gün (Mağaza Kadınca sahibi), Özlem […]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir