Minimal Giyim Sanatının 3 Altın Kuralı

20 Eki 2015

Gitgide yoğunlaşan ve kalabalıklaşan kozmopolit dünyaya karşı; temel olana sahip çıkarak sadeleştirmeye uğraşan bir akım; minimalizm. Zamanın yetmediği ve 24 saatin az geldiği günümüzde, az olanla yetinmeye teşvik eden ve hayatınızı az&öz parçalarla oluşturmanızı sağlayacak bir trend son yıllarda her alana yansımakta. Önce bizi her şeyin gerekliliğine inandıran sonrasındaysa fazlalıkları hayatımızdan çıkararak daha mutlu olacağımızı iddia eden dünya! Kulağa ne kadar da hoş geliyor değil mi? Felsefi boyutuna dalmadan bu trendi tanıtacak olursak ünlü düşünürlerin minimalizm akımı hakkındaki sözleri konuyu özetlemeye yetiyor.

Minimal-Tesettür-Giyim-Modelleri-2014-5-470x359

Ünlü düşünür Hegel; “Sade ama basit olmayan, yalın ama yavan olmayan bir güzellik anlayışı” diye nitelendirmiş. “Fakirlik, yoksunluk, eksiklik değildir. Minimalizm; aksine bilinçli bir tercihtir; zor olanı seçmektir, azla çok yapmaktır” diyerek minimalizmin önemini açıkça ifade etmiş Ludwig Mies van der Rohe… Peki bu akımı hayatımıza uyarlamak istersek? Minimal şıklık sanatının 3 altın kuralını uygulamanız yeterli.

minimal-stil

1.Az eşya, az fatura, çok zaman

Kabul etmeniz gereken en önemli nokta; ne kadar az ve kullanışlı eşyanız olursa o kadar çok zaman kazanacağınız. Yıkama, kurutma, ütüleme ve katlama için eşyalarınıza ayırdığınız zamanın yanında dolabınızın karşısında geçirdiğiniz saatler bu sayede azalabilir. Bu demek oluyor ki; harcamalarınız da bu durumdan olumlu yönde etkilenecek.

Still_Life_Fashion_3

2.Basic ve klasik parçalar dolabınızda daha çok yer açın

Düz renkli basic parçalarla dolabınızı baştan sona yeniden oluşturacak değilsiniz. Ama bundan sonrası için bilinçli harcamalar yaparak, uzun yıllar giyeceğiniz ve zamansız parçalarla dolabınızı uzun ömürlü hale getirmek elinizde. Artık üzerinize olmayan ve 1-2 sefer giydikten sonra dolapta yer eden giysileri ihtiyacı olanlara verebilirsiniz. Böylece dolabınızı daha düzenli hale getireceksiniz.

portstilllife4

3.İhtiyaçlarınızı belirleyin ve ucuzluk pazarını dolabınıza taşımak yerine kaliteli giysiler alın

Maalesef hiçbirimiz indirimli ürünlerin cazibesine dayanamıyoruz. Az para çok giysi mantığıyla hareket ederek, dolabımızı gereksiz giysilerin ele geçirmesine izin veriyoruz. Sonra “giyecek hiçbir şeyim yok ki” hikayesi başlıyor. Bu duruma her seferinde düşenlerdenseniz alışverişe çıkmadan önce mutlaka ihtiyaç listenizi yapın ve ne olursa olsun kararınızdan dönmeyin. Zamanla dolabınızın düzene girdiğini hissedeceksiniz.

Paylaş

Yazım hayatına kişisel bloğuyla başlayan yazar, Modanisa.com'da içerik editörü olarak profesyonel kariyerini sürdürmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir