Modanın Şaşırtıcı Sırları

09 Eki 2016

Modanın şaşırtıcı sırları tarihle iç içe geçerken, gün geçtikçe öğrendiğimiz yeni sırlar karşısında şaşırmadan edemiyoruz. Bazı aksesuarlar ihtiyaç duyulduğu için ortaya çıkarken, bazılarının keşif hikayesi oldukça mantık dışı. Bu defa, moda dünyasından trendler ve haberler vermek yerine, oldukça ilginç bulacağınız  bilgiler paylaşıyoruz. Bu bilgilerle arkadaşlarınızı da şaşırtabilir, kıyafetlere bambaşka bir göz ile bakmalarını sağlayabilirsiniz. İşte moda dünyası ile ilgili şaşırtıcı gerçekler:

İlk, belki de en ilgi çekici bilgimiz değerli mücevherler ve paha biçilemez takılarla ilgili.

moda

Takı, yüzyıllardır kadınsılığı temsil eder. Ancak gerçek bundan oldukça farklı. Vikingler’e baktığımızda,takıları savaşta uğur getirmesi için kullandıklarını görürüz. Erkekler, savaşa gitmeden zırhlarını kuşanır ve takılarını takar. Zırhlarının bile gümüşten yapılınca kendilerini koruduklarına inanan erkekler, takıları asla es geçmez. Özetle, takı aslında erkekler için var olmuştur. Görseldeki Muzaffereddin Şah’ı, Kiani Tacı ile görüyorsunuz. Kaçar Hanedanı 1896-1907 arasında hüküm sürerken, bu paha biçilmez taç hükümdarlığı süresince büyük savaşlara sebep olmuş. Bu savaşların sebebi, başlı başına bu taç imiş. Biz kadınlar takı işine el koyarak bu savaşlara son vermişiz.:) Tarihe düşülen not ise bunu özetler şekilde: ‘Kraliçelerin mücevherleri büyüdükçe, kralların taçları küçülür.’

ilginc-bilgiler

Topuklu ayakkabılardan hoşlanmıyorsanız, nedenini sorup duranlara;”bunu eskiden kasaplar giyiyordu” dersiniz. Tarihi ve kesin bilgi diye de eklersiniz.:) M.Ö. 4000 yılında kasaplar, sokaklardaki kan ve hayvan artıklarından korunmak için topuklu ayakkabıları icat etmişler. Yine devreye kadınlar girmiş ve kasapların yaptığından biraz daha süslü halini yaptırarak kullanmaya başlamışlar. Sol üstte bulunan fiyonklu model, bir kadına ait olan kemiklerle birlikte kazılarda bulunmuş. Sağ taraftaki yüksek topuklu olan model ise, bir erkeğe ait.

moda-ile-ilgili

Aslında mankenlik mesleğinin doğuşu, erkeklerin ‘tasarruf’ dürtüsü ile başlıyor. 19. yüzyılda, erkek terziler tasarladıkları kıyafetlerin minyatür halini oyuncak bebeklere göre dikip sergiliyormuş. Böylece daha az kumaş gidiyor ve minyatür hali göze daha hoş geliyormuş. Biz kadınlar yine boş durmayıp, bu alışkanlığın kısa sürmesini sağlamışız. Aslında korse ve mankenlik, bu minyatür bebekler yüzünden ortaya çıkıyor.

korse

İşte o “kızım napıyorsun, öleceksin!” bakışı. Nitekim 1800’lü yıllarda bir kadının giydiği korse, kaburgalarını kırmış ve kadın baloda ölmüş. Daha önce bahsettiğimiz minyatür bebekler, kadınları memnun etmemiş. Boyut büyüdükçe, kadınlar kilolarından ötürü elbiselerin içinde aynı duruşu bulamamış. Devreye zayıf ve her giydiğini üzerine yakıştıran mankenler girmiş. Tarihte ilk mankenliği bir erkek terzinin eşi yapmış. Kilolar yine göze batınca, korse icat olunmuş ve mertlik bozulmuş. Bunlarla uğraşmak yerine kendinle barışık olmayı seçenlerdenseniz; “ne topuklu ayakkabı ne de korse beni durduramaz” diyenlerin tarzını keşfetmek için tıklayın! 

 

Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir