Mor’un Hikayesi

05 Tem 2018

Renklerin ustası Pantone, moru 2018’in rengi olarak belirledi. Neden mor?

Pantone Başkan Vekili, bu rengin yaratıcılık ve vizyoner düşünceyi uyandırdığını söylüyor ve “mor renk kutunun içinde ya da dışında değil kutu olmadan yaşamayı yani sınırsız yaşamı simgeliyor” diyor. Peki bu rengi en iyi taşıyan kim? Pantone Başkan Vekili’ne göre bu sorunun cevabı ise Rihanna: “Bu rengi düşündüğünüzde, Rihanna orijinalliği, yaratıcılığı ve ileri görüşlülüğü ile moru çok güzel bir şekilde özetliyor.”

Milattan Önce: Sur kenti, günümüzde Lübnan olarak bilinen eski Fenike’nin başlıca limanıydı. Bu şehir, mor ya da erguvan renkli kumaş ticaretiyle ünlüydü. Uzun yüzyıllar mor boya, deniz salyangozlarının salgıladığı bir sıvıdan elde edildi. Surlular mor renk için, Akdeniz sahilleri boyunca sık sık görülen Brandaris ve Trunculus cinsi dikenli salyangozları kullanırlardı. Salyangozların toplandığı bölgeye göre, morun farklı tonları elde edilebiliyordu. Ancak 1,5 gram mor boya elde etmek için 12.000 salyangoz ayıklamak gerekiyordu.

244 yılı: Meslek ve statüyü renklerle tanımlama Bizansla başlamadı ama; Bizansla derinleşti. Bizans’ta filozoflar gri, doktorlar mavi elbise giyerdi. İmparator Diokletianus (244-313) mor rengi sadece imparator ailesine tahsis etti. Morun imparatorlara tahsis edilmesinin nedeni zor elde edilmesi ve pahalı olması kadar, göze hoş görünmesiydi.

313 yılı: Bizans’ta mor ipeği halktan birinin giymesinin cezası “ölüm” olarak belirlendi. Yabancılara mor boyalı giysi satmak yasaktı. Rengin, imparatorluk dışına çıkmasını engellemek istiyorlardı.

1500’ler: Yüzyıllar önce Güney Amerika’ya ayak basan İspanyol fatihler mora boyanmış bir kumaşı ilk kez gördüklerinde, kalıcılığından ötürü bu rengi çok beğendiklerini ifade ettiler. Yıkandığında mor kumaşların renginin daha da belirginleştiğini fark ettiler. Arkeolojik kanıtlar da, yerlilerin mor rengin farklı tonlarında giyindikleri fikrini destekliyor. Meksika yerlileri, özellikle de Mikstekler, kumaşlarını boyamak için Surluların kullandığı salyangozla aynı familyadan olan, “Purpura patula pansa” adlı bir salyangozdan yararlanırdı.

1851: 13 yaşında bir İngiliz öğrenci, William Perkin “kömürden gaz elde edilip aydınlatmada kullanılabiliyorsa, başka şeyler de elde etmek mümkün olabilir”, diye düşünüp deneyler yaptı. Mor rengi bulup salyangozların hayatını kurtaran kişi odur. Perkin, mor renkli boyar maddeler grubuna movein adını vermiştir.

1856: Tekrar moda olması İngiliz kraliçesi Victoria’nın kızının düğününde mor bir giysiyi tercih etmesi ve Fransa kraliçesi Eugenie’nin bir gardırop dolusu mor renkli giysi siparişi vermesiyle başlar.

Günümüz: Bu renk, Giorgio Armani’den Miu Miu’ya kadar pek çok defilede karşımıza çıkmaya devam ediyor.

Mor renk hakkında bunları biliyor muydunuz?

* Mor, Çin ve Güney Kore’de sevginin rengidir. Meksika’da öfke ve kıskançlık, Japonya’da günah ve korkuyu temsil eder. Uzun zaman düş kırıklığının rengi olarak görülmüş; zehir, acı ve ümitsizlik simgesi sayılmıştır. Kandinski’ye göre bu rengin hastalıklı, üzüntülü ve sonu çağrıştıran bir yönü vardır. Goethe, bu rengi yaşlılıkla ilişkilendirmiştir.

* Aslında doğada olmayan bir renktir. Bu rengin gökkuşağında hiçbir zaman görünmediğini farketmiş miydiniz? Mor, kırmızı ve mavi renklerin karışımından oluşur. Yani mavi ve kırmızı ışığınız varsa mor rengi görürsünüz. Fakat mavi ve kırmızı renkler, renk skalasında birbirinden gayet uzak renklerdir. Aralarındaki renk ise yeşildir. Peki bizim mavi ve kırmızı rengi algılayan göz hücrelerimiz tetiklendiğinde beynimiz ne yapıyor? Beyin bu noktada, kelimenin tam anlamıyla bir renk “uyduruyor”. Aslında doğada olmayan bir rengi bizlere varmış gibi gösteriyor.

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir