Mükemmelliyetçi Kişilikleri Ne Kadar Tanıyoruz?

21 Nis 2016

Her şey tamamdır; çocuklar okulunda, ev mis gibi… Ancak sürekli aklında kendisini meşgul eden bir düşünce vardır; acaba yarınki misafirler, beş çeşit ve birbirinden ağır yemeklere bayılacak mı? Gün döner, misafirler gelir ve koyu muhabbet başlamıştır; “mükemmelliyetçiyim de biraz…” der ev sahibi olarak gururla. Aslında mükemmel olduğunu kabul eden bir insan olarak, sürekli mükemmel kalabilme savaşı veren kendi profilini çizer oracıkta. Mükemmel insan var mıdır gerçekten?

mukemmeliyetcilik_ve-depresyon

Her şeyin kusursuz olması gerektiğine inanan insanlar için hayat başlı başına bir kaygının ve korkunun kaynağı olmakla kalmaz; geldikleri noktayı mükemmel gören bu kişilikler için daha iyisini ve daha güzelini düşünme şansı da kalmamıştır. Dolayısıyla farkında olmadan kendi önlerini de kesmiş olmaktalar. İnsani ilişkilerine bakılacak olursa mesela; kendilerinden çok daha başarılı veya örneklik teşkil eden kimselerle karşılaşmak onlar için azaptır. Bu tür kimselerden istifade etmek yerine, uzaklaşmayı tercih edebilirler. Çünkü kendilerinden daha üst seviyede birini görmek demek, henüz mükemmele ulaşamadıkları gerçeğiyle yüzleşmek demektir.

psikoloji

Övünerek bahsettiğimiz mükemmelliyetçi yanımız, pek de sevimli görülmüyor öyle değil mi? Sürekli başkaları ne der, nasıl düşünür kaygısını taşımak ve başkalarının takdir/onayı ile değerli hissetmek gibi dışa bağımlı bir özgüven geliştirmek, aynı zamanda ufacık bir eleştiriye karşılık büyük bir yıkımla karşı karşıya kalınabileceğinin alarmıdır. Burada önemli bir ayrıntı vardır ki; bu kişilikler için kendilerinde asla bir sıkıntı yoktur. Eğer ortada bir sorun varsa, o da etrafındaki olaylarda veya kişilerdedir. Dolayısıyla egolarıyla uyumlu ve memnun olan bu karakterlerin etrafındaki kişiler mustariptirler.

kardes-kiskancligindan-kurtulmak

Mükemmelliyetçi karakterin oluşumunda en çok da çocukluk evresindeki bastırılmış duygular rol oynar. Olumsuz duyguları tatmak istemeyen çocuk, daha duygusuz ve daha mantık üzerine yaşamayı öğrenir. Hoşgörü, sevgi ve takdir gibi temel duygu ihtiyaçları karşılanmayınca da, çocuk aldığı başarılarla dikkat çekmeye çalışır ve doyuma ulaşır. Böylece hayatı bir çalışma yeri, yorulma ve hep en üstlerde olma gayreti olarak yorumlar… Bu durum ise yaşama sevincini ve enerjisini bitirmek için yeterlidir.

Paylaş

International University of Sarajevo’da psikoloji bölümünden mezun oldu. Bir psikolog olarak hayatı okurken, Ankara Dost Fm radyosunda “Hayat Seferleri” programının yapım ve sunucusu olarak çalışmakta olup aynı zamanda tesetturgiyim.com’da yazılar yazmaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir