Otistik Bir Kadından Stil İpuçları | Tesettür Giyim Blog

Otistik Bir Kadından Stil İpuçları

24 Eki 2017

 

 

Otistik bir kadın olan Temple Grandin’in stilini inceleyeceğiz. Çoğumuzun anlamakta güçlük çektiği bir zihni var. Ancak bizi asıl anlamayan o, ve bu konuda çok haklı…

Otizm söz konusu olunca, gezegenimizin en tanınmış otistiklerinden biri de Temple Grandin’dir. Grandin hem  otistik bir profesör, hem de tüm ön yargılara rağmen stilinden ödün vermemiş  bir kadın. Gelin hikayesine ve onun kıyafet stiline yakından bakalım.

Grandin, Boston Massachusetts’de doğmuş. Kendisine, üç yaşındayken, 1950 yılında otizm tanısı konulmuş. Bu yüzden annesinin de desteği ile iyi öğretmenleri olan bir anaokulunda özel eğitim almış. Annesi ona ve kardeşine özel eğitimli bir dadı tutmadan önce ona okumayı, nesneleri ve hayatında ihtiyacı olan bir çok temel bilgiyi büyük bir özveri ile öğretmiş. Bir otistiğe göre çok hızlı ilerlemiş; 4 yaşında konuşmaya başlamış.

Ancak, Grandin, ortaokul ve lise hayatının en kötü zamanları olduğunu söylüyor. O zamanlar, herkesin alay ettiği “asosyal bir çocuk”muş. Zaman zaman sokakta yürürken, insanlar “kayıt cihazı” diyerek onunla alay ederlermiş. Çünkü, öğrendiği şeyleri sürekli tekrar edermiş. Tek sorun alay edilmek değilmiş. Gürültü, ışık ve objeler onun kafasını karıştırıp strese yol açınca, vaktinin çoğu zamanını salıncakta sallanıp rahatlamaya çalışmakla geçirmiş. Bu da onun zekasının anlaşılabilmesini zorlaştırmış. Grandin’in çoğumuzun anlamakta güçlük çektiği bir zihni var.

Temple Grandin, bugün, Amerikalı hayvan bilimi uzmanı ve Colorado Devlet Üniversitesi’nde profesör, yazar, otizm aktivisti ve hayvancılık sektöründe hayvan davranışları alanında danışman. Yaşamı Temple Grandin adlı ödüllü biyografik bir filme de konu oldu. Time 100 listesinde 2010 yılında “Kahramanlar” kategorisinde dünyanın en etkili 100 kişisi arasında yer aldı.

Temple Grandin Colorado Üniversitesinde otizm ve hayvan bakımı üzerinde dersler veriyor. Kuzey Amerika’da büyük baş hayvanların çoğu onun tasarladığı sisteme göre bakılıyor. Onu farklı kılan otizm. Kendisinin seminerlerinde anlatmaya çalıştığı şey şu: Otistik bir insan, görsel olarak düşünen beyin yapısına sahiptir. Herhangi bir dilde düşünmez. Tıpkı hayvanlarda olduğu gibi içgüdülerini de kusursuz bir biçimde kullanabilir. Yaratılmış iki muhteşem varlığın, yani insan ve hayvanların en güçlü özellikleri onlarda bulunur. Bu onları daha güçlü yapar.
Temple Grandin, bu güce sahip olduğunun farkındaydı. Hayvanlarla kurduğu iletişim sonucu icat ettiği makine onu unutulmaz kıldı.

Hayatının konu edildiği film 1 Altın Küre, 30 farklı ödül ve 27 adaylık aldı. Filmin konusu kısaca şöyle:
Temple’a Otizm teşhisini koyan doktor, artık konuşamayacağını normal bir insan gibi davranamayacağını söyler. Akıl hastanesine yatırılması için ısrar eder. Kimseyi dinlemeyen annesi, konuşmayı öğrettikten sonra okula yazdırır. Bunun çok kolay olmadığını tahmin edersiniz. Sonrasında lise öğretmeni Temple’daki zekayı fark eder. Böylece kendisine olan inancı artar. Ancak yaşayacağı zorluk ve engeller burada bitmez.

 

Filmi izlerken gittikçe artan özgüveninin ve dünyaya farklı gözle bakmasının stiline nasıl yansıdığını adım adım görebiliriz.

İlk sahnelerde çöpe attığı güzel bir gömlek göze çarpıyor. Bize göre güzel, ona göre kullanışsız olan bu gömleği çöpe atması, giyim tercihinin nasıl olduğunu kesin bir şekilde ifade ediyor. Bu konuda net olmamızı söylüyor.
Hayvanlarla farklı iletişim yolları olan Temple, cici kıyafetlerle ineklerin ortasında yatamazdı. Bu da bize, kıyafetlerimizin hayatımızı nasıl yaşadığımızı gösterdiğini ispatlar. Nasıl rahat ediyorsan öyle giyinmeli. Rahat olmazsan hedefine hızlı koşamazsın.

Bazen ortama uyum sağlamak için giyinilir. O da öyle yapıp tüm korkularıyla yüzleşmişti. Otomatik kapılardan, gürültüden ve kalabalıktan korkmuştu. Buna rağmen yaşıtlarından daha farklı giyindiğini görüyoruz. Ve bunu umursamadığını da.

Sevdiği öğretmeni ile beraberken  giydiği tişört, yine sevdiği ineklerle beraberken giydiği tişört ile aynı. Öğretmeni ile kabanlarının tarzı da benzer. Sevdiğimiz insanlara benzemeye başladığımız, ya da birbirimizi bulduğumuz gerçeğini görüyoruz.

Biriyle konuşacaksak, buluşmamız gerekiyorsa onun tarzına yakın giyinmek rahatlatıcı.
Size rütbe vermezler, siz alırsınız. Temple inek şeklinde broşları takınca bu işte uzman olduğunun anlaşılacağını düşündü. Öyle oldu da. Size ait, sizi anlatan bir aksesuarınız olmalı. Bu ilk izlenim için önemli olsa da neyi istediğinizi dış görünüşünüze yansıtmak açısından aynı derecede önem taşır.

Sizi anlatan, görüldüğünde de sizi hatırlatan bir aksesuar bulun. Sonuçta herkesin bir hedefi vardır.

 

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir