Ramazan-ı Şerifin Psikolojik Faydaları

18 Haz 2016

Ramazan-ı şerifin ilk haftasını neredeyse geride bıraktığımız şu günlerde her bir uzman kendi dalında Ramazan ayının hikmetlerinden bahsetmektedir. Diyetisyenler Ramazan‘da vücudumuzun detoks yapabilme imkanına eriştiğini, din alimleri Ramazan ayında ruhumuzun yükselişe ulaştığını, nefsimizin Kuran ve namazın nuru ile cilalandığını, hekimler de Ramazan ayında oruçlu olmanın sağlığımız üzerindeki etkilerini çeşitli açılardan değerlendiriyor.

Peki ya Ramazan ayında psikolojik açıdan bize neler oluyor? Gelin bunları beraber ele alalım…..

Ramazan ayının öncelikle oruç ibadeti bakımından çok önemli bir yeri olduğunu, bizim bu ibadete ihtiyaç duyduğumuzu ve bu ibadeti ne detoks ne de psikolojik iyi olma gibi amaçlar için yerine getirmediğimizin altını çizmemiz gerekiyor. Bu ibadeti yerine getirmenin üzerimizde teşekkül eden nimetlerine/olumlu etkilerine değinmek istiyoruz. 

wpid277-wpid-4034-4261-ede53176c5494013a524c6ad26f6dc52_n05Vuz.png

RUHSAL DETOKS!

Şayet Ramazan ayını ruhuna yaraşır bir şekilde geçirirsek, nefsimize adeta bir detoks yapmış, 11 ay boyunca işlediğimiz ve bizi psikolojik olarak kötü etkileyen olayları nefsimizden temizlemiş oluruz.

HAZZI ERTELEME ÖZGÜRLÜĞÜ!

Ramazan ayında oruç tutan kişi – özellikle yaz aylarına denk geliyorsa – uzun saatler aç kalarak, açlığa tahammül edebilmeyi, hazlarını ertelemeyi öğrenir. Alnımızın arka tarafında bulunan prefrontal korteks dediğimiz beyin bölgesi, hazzı erteleme ve iradeden sorumlu mekanizmadır. Oruç tutarak bu bölgedeki sinaptik networklerin güçlenmesine bir diğer ifadeyle hazzı erteleme fonksiyonumuzun güçlenmesine olanak sağlarız. Beynin nöroplastisitesi bir diğer ifadeyle beynin içindeki sinir bağlarının nörokimyasal uyum geliştirme yeteneğinin olması, farklı davranış kalıplarının tekrarlanmasıyla beynimizin nasıl değişttiğini bize bilimsel olarak kanıtlamaktadır. Bu bağlamda oruç beynimizin haz erteleme mekanizmalarını güçlendirmek adına her yıl bize fırsat sunar.

ERDEMLİ YAŞAMA OLANAĞI!

Ramazan ayında oruç tutmanın yalnızca aç kalmak olmadığını, öfkemize sahip çıkmamızı, kavga etmememizi, kulağımızı kötü sözlerden ve dedikodudan uzak tutmamız gerektiğini hatırlarız. Ramazan ayı birincil fizyolojik ihtiyacımız olan yemeyi azaltarak bizi hazlarımız üzerinde kontrol sahibi yapar. Bu kontrolü diğer davranışlarımıza da yansıtmamız için fırsat sunar. Nitekim büyük İslam filozoflarından olan Gazali de insanda bulunan şehvet duygusunun terbiye edildiğinde iffet erdemine dönüştüğünü, gadab(öfke)ın da terbiye edildiğinde cesaret erdemine dönüştüğünü, hazlarını terbiye eden insanın yükselişe geçtiğini ifade eder. Hümanist psikolojinin tabiriyle bu kişiler kendini aşmış (self-transcendence) ve kendini gerçekleştirmiş bir insan olarak karşımıza çıkmaktadır. Aristo’nun mutlu olmak için erdemli yaşamanın şart olduğu düşüncesinden hareketle, Ramazan ayının hazlarımızı terbiye edip erdemli yaşamamıza olanak sağlayarak bize mutluluğu bahşettiğini söyleyebiliriz.

konsantrasyonsorunu-620x299

PLANLI YAŞAMA ve DİKKAT KONSANTRASYON ARTTIRMA BECERİSİ!

Oruç tutan bir Müslüman imsak vaktinin girmesiyle sahura kalkar ve akşam ezanının okunmasıyla birlikte ise akşam yemeğini yer. Bir diğer ifadeyle yemeğini 30 gün boyunca dakikası bile şaşmadan aynı zamanda yer. Aynı zamanda Furkan (Kur’an) ayı olarak da bilinen Ramazan ayında Müslümanlar, Kur’an okuyarak sağdan sola yazılan Arapça metinleri okuyarak beynini farklı biçimde çalıştırır, ezberlerini tekrarlamış ve hafızasını tazelemiş olur. Ayrıca teravih namazlarına katıldığında yaklaşık 20 rekat kadar konsantre olarak yalnızca Allah’ı düşünmeye çalışır. Bu bağlamda günlük düşüncelerin negatif ve stres verici etkilerinden korunan kişi, bir diğer yönüyle de bir konu üzerinde dikkatini toplama bağlamında dikkat süresini uzatma şansına erişir.

SOSYAL DESTEK ve AİDİYET DUYGUSU!

Ramazan ayı düşkünlere zekat verilen, Müslümanların teravih namazlarında camilerde buluştuğu bir ay olması bağlamında sosyal destek ve aidiyet bakımından olumlu etkileri vardır. Ramazan ayında tüm müminler birbirlerinin desteklendiğini hisseder. Bir diğer yönüyle camide zengin, fakir, güzel, başarılı, başarısız demeden herkes bir safta Allah’ın huzuruna durur. Sosyal sınıf farkını yok eden bu durum Müslümanlar arasındaki aidiyet duygusunu da pekiştirir.

cemaat-namazc4b1

Ramazan ayının faydaları sıralamakla bitmeyecek kadar çok olsa da, sizinle paylaşmak adına bilgi dağarcığımıza düşen konulara kısaca değindik. Yazımıza son vermeden önemle vurgulamak istediğimiz bir konu da, insanoğlu hasta olabilen, nakıs bir varlıktır. Oruç tuttuğumuz halde kaygı bozukluğu, panik atak, takıntılar gibi psikolojik rahatsızlıklar yaşıyor olabiliriz. Bu iman eksikliğinden ya da daha az oruç bilinci taşıdığımızdan kaynaklanan bir konudur demek haksızlık olur! Nasıl ki kalp hastası olan ya da mide rahatsızlığı yaşayan kişinin İslamî anlayışını sorgulamıyorsak, psikolojik olarak rahatsızlık yaşayan birisinin de İslamî anlayışını sorgulamak aynı ölçüde anlamsız olacaktır. Bu yüzden böylesi konularda bir uzman desteğine başvurmak olası suçluluk duygularını yaşamanıza engel olarak, yaşam kalitenizi olumlu yönde etkileyecektir diyerek yazımızı sonlandırıyoruz.

Sürç-i lisan ettiysek affola! Hepinize hayırlı Ramazanlar diliyoruz!

Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir