Sınav Kaygısını En Çok Kimler Yaşıyor?

03 Eyl 2016

İlkokula başlayan bir çocuk için sınavlarla dolu uzun yıllar başlamış demektir. Bu durumda, sınavları hayatın bir parçası görmekten başka çare de kalmıyor. Hayatı sınavlara endeksli yaşamaya çalışmak, insanları işin içinden çıkamaz hale getiriyor. Öyle ki; insan ilişkileri zayıflıyor, stres düzeyi yükseliyor ve diğer önemli işler öteleniyor. Tüm bunların dışında, bir de görüyoruz ki sınava girecek olan kişi başka, sınav kaygısı en üst düzeyde yaşayan kişi başka. Neler oluyor peki?

Test-anxiety (1)

Özellikle son dönemlerde bakıyorsunuz ailelerde bir telaş ve kaygı “acaba çocuğum nereyi kazanacak? iyi bir yer olacak mı?” gibi sorularla yanıp tutuşuyorlar. Farkında olmasalar da, olumsuz enerjilerini ve streslerini çocuklarına hissettiriyorlar. Sınava hazırlanan öğrenci, ailenin bu yoğun kaygısı karşısında, “kazanamazsam, ailem büyük hayal kırıklığına uğrayacak” düşüncesiyle kendisini kasmaya başlıyor. Öğrencinin yaşadığı strese, bir de aileninki eklenince, çocuk büyük bir yükün altında ezilmeye başlıyor. Sonra mide ve karın ağrıları baş gösteriyor. Ailenin rolü, öğrencinin destekçisi olmak iken, “iyi bir yeri kazanmalısın ve yüzümüzü ak etmelisin” yaklaşımıyla hareket ediyorlar. Bir de bakıyorlar ki, sınav zamanı geliyor ve çocuk aşırı stresten kaynaklı ya mide krizi geçiriyor, ya da beyni kitleniyor, iyi motive olamıyor. Performansının altında bir başarı sergiliyor.

STRESSED-TEENS

Evet sınav kaygısını en çok aileler yaşıyor. Peki neden? Bu durumun geçirdikleri çocuklukla bir bağlantısı var mı? Her çocuk yarım kalmış veya karşılanmamış duygularını, bir yetişkin olduğunda yeniden yaşamak isteyecek ve o eksikliği gidermeye çalışacaktır. Mesela yeteri ilgiyi ve şefkati görememiş olan çocuk, saldırgan tutumuyla “her şeye rağmen beni sevecekler mi” beklentisini taşır. Gelelim sınav kaygısını çok yoğun yaşayan bir annenin çocukluğuna.  Genellikle stresli bir anne, kendi çocukluğunu evladında görür; kendi gerçekleştiremediği hayallerini çocuğu gerçekleştirebilecek mi kaygısını duyar. Gerçekleşmemiş olan hayalinin sancısını yeniden yaşamamak için, çocuğunun üzerine titrer. Ya da yine aynı stresi yaşayan anne, genellikle sevgi ve şefkat gereksinimini başarılı olmakla elde edebilmiştir; bu yüzden de kendi evladının da itibarını kaybedeceğinin kaygısını taşımaktadır. İşte görüldüğü üzere, bir ebeveyn yine kendi çocukluğunun etkisiyle, sınava girecek olan çocuklarından daha fazla stres ve kaygı yaşayabilmektedir…

 

Paylaş

International University of Sarajevo'da psikoloji bölümünden mezun oldu. Bir psikolog olarak hayatı okurken, Ankara Dost Fm radyosunda "Hayat Seferleri" programının yapım ve sunucusu olarak çalışmakta olup aynı zamanda tesetturgiyim.com'da yazılar yazmaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir