Tarihin Eskitemediği Trend: Fırfır

26 Nis 2017

 

Bu sene ilk bahar yaz sezonunun en büyük trendi olan fırfırların geçmişine şöyle bir göz atmaya ne dersiniz? 17. yüzyıl aristokratlarının portrelerini donatan fırfır uzun tarihi süresince ara ara dikkatleri üzerine çekmekten asla vazgeçmedi.

Kraliçe Elizabeth’in portrelerindeki en göz alıcı detaylardan birisi fırfırlı yakalığıydı. Aradan geçen 300 yıldan sonra dikkatimizi bu seferde uzun soluklu 90’lar komedisi Seinfeld’in sunucusunun yakasını süsleyerek dünyamıza dönüşünü yaptı.

Geriye dönüp baktığımız zaman fırfırın sahnede ana rolü aldığı ilk zamanlar 15. yüzyıla denk geliyor. Dönemin Avrupa’sında kadınlardan çok erkeklerde görüyoruz fırfırı. Özellikle de asker kıyafetlerinde başlayan kat kat giyinme ve canlı renklerin kullanılmasıyla beraber Alman askerlerinin hem üst hem de alt parçalarda fırfır detaylarla süslenen kıyafetler giydiğini görüyoruz. Bu neşeli detay sanki savaşın o ciddi havasını biraz olsun dağıtmak için tercih edilmiş.

1500’lere geldiğimizde ise belki de en uç noktadaki fırfır sevgisi ile karşılaşıyoruz. Çapı 90 santimetreyi aşan fırfır yakalar dönemin aristokratlarının favorilerindendi. Zira bu gösterişli aksesuar başlarının gerekli gurur ile dik ve kendini beğenmiş bir eda ile durmasına yardımcı oluyordu.

Avrupa tarihinin en önemli hükümdarlarından birisi olarak kabul edilen Kraliçe I. Elizabeth de bu trendi en çok benimseyen isimlerden birisi oldu. Hemen hemen her portresinde onu farklı tasarımlara sahip fırfırlı yakalarla gördük…

Aradan geçen yüz yıl içerisinde dünyada bir çok şey değişti. Söz konusu moda olduğunda ise kalın brokar işlemeli kumaşlar yerini daha hafif kumaşlara bıraktı. Özellikle kadın modasında vücudun silüeti daha belirgin bir hale getirildi.

Dönemin en ünlü kadınlarından Fransa Kraliçesi Marie Antoinette fırfırı sıkça kullandır. Ancak 17oo’lü yıllarda fırfır o gurur sembolü halini bırakmış, onun yerine romantik bir detay halini almaya başlamıştı.

20. yüz yıla geldiğimizde ise fırfırın birkaç defa moda tarihinde atağa geçtiğini görüyoruz. I. Dünya Savaşı’nın bitmesi ile her şeyin değiştiği dünyada kıyafetlerde büyük bir reforma uğradı. Moda genel anlamda bir sadeleşmeye yöneldi, silüetler yalınlaştı. Fırfır da çok daha sade bir detay halini aldı.

Fırfırın 20. yüzyıldaki en büyük ataklarından birisi Dior’un haute couture tasarımlarında sıkça bu detaya yer vermesi ile gerçekleşti. 50’li yıllarda Dior’un yanı sıra Balenciaga da fırfır detayına koleksiyonunda yer veren isimlerden birisi oldu.

Yaklaşık 500 yıllık bir aradan sonra fırfırın moda dünyasındaki yükselişi yine İngiliz Kraliyet ailesinin bir üyesi ile gerçekleşti. 20. yüz yılın en ünlü kadınlarından  Prenses Diana hayatının en önemli gününde, gelinliğinin kol ve yakasında tercihini fırfır detaylardan yana kullandı.

1980’lerden sonra fırfır son atağını -belki de moda tarihindeki en büyük ataklarından birisini- 2017 ilkbahar yaz sezonunda yaşadı. Bu sezon her parçada karşımıza çıkan fırfır en büyük geri dönüşlerinden birini yaşıyor.

Pantolonda volan ve fırfır trendi yazımıza göz atıp modelleri incelemenizi tavsiye ederiz.

Paylaş

2014 senesinden beri kendi blogunun sahibesi, bir yandan blogunu yönetirken, bir yandan da İstanbul Üniversitesinde Arap Dili ve Edebiyatı'nda öğremine devam ediyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir