Tek Kumaş Üç Hikaye

04 May 2018

 

Üç farklı isimle anıyoruz: Blue jean*, denim ve kot… Ve bir kıyafet değil, kıyafet yapılan bir kumaş çeşidi aslında bu. Geçmişi neredeyse 200 yıl kadar öncesine dayanıyor.

 

Denim adı, “Serge de Nimes”den geliyor: Yani, Nimes’den gelen anlamında. En kalitelisi Nimes’te üretilirmiş çünkü. Blue Jean üretenler de ilk yıllarda mallarının çok kaliteli olduğunu belirtmek için üzerine “Serge de Nimes” yazarlarmış. Kelime, dönüşe dönüşe “denim” haline gelmiş.

Blue Jean adının hikayesi ise biraz daha farklı: Bu dayanıklı kumaştan ilk iş giysileri önce Nimes, sonra da İtalya’nın Cenova kentlerinde yapılmış. Blue Jean’in kökeninde Cenova’lı denizcilerin “Bleu de Genes” (Cenova mavisi) diye adlandırılan mavi pamuklu pantolonları yatmakta.

Kot ise Türkiye’ye özel bir adlandırma. Kağıt mendilin adının zamanla ilk üreticisi Selpak adıyla anılır hale gelmesi gibi, Kot da aslında bir blue jean üreticisinin adı: Muhteşem Kot. Terzi çırağı olarak kariyerine adım atan ve sonrasında Fransa’da dönemin en prestijli terzilik okulu olan La Deveze Derrox’ta eğitim alan Yugoslavya göçmeni Muhteşem Kot, Türkiye’yi sonradan kot ismini alacak blucinle ilk tanıştıran kişi denebilir.

Aslında doğum yeri Avrupa olan bu kumaş ve kumaştan yapılan kıyafetin moda haline geldiği yer ise Amerika. Levi Strauss ile toprak, kazma ve kürekle fazla haşır neşir altın arayıcıların hikayesini hemen herkes biliyor zaten.

1930’lara gelene kadarki süreçte işçi kıyafetlerine hayat veren kot kumaşı, 1930’lu yıllarda kovboy filmlerinde boy göstermeye başladı. 2. Dünya Savaşı sonrasındaysa, gündelik giyimin temel parçaları arasında kendine sarsılmaz bir yer edindi.

Moda dünyasının en büyük dahilerinden olan Yves Saint Laurent’in; ‘Onu keşfetmiş olmayı çok isterdim’ cümlesi, kot kumaşının moda dünyasındaki özellikli yerini anlatmak için yeterli…

(*Türk Dil Kurumu, blue jean adının blucin olarak yazılmasını istiyor.)

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir