Tekrar Zaman Yolculuğuna Çıkmaya Ne Dersiniz?

26 May 2016

 

İlk seyahatimizde fazla kişiden dolayı arızalanan zaman makinemizi tamir ettik, güçlendirdik 🙂 (Yazıyı incelemek için tıklayınız.) Şimdi tekrar zaman yolculuğuna çıkıyoruz. Ama bu defa hazırlıklı gidiyoruz. Bize eşlik eden tesetturgiyim.com okuyucuları, modanın içinden dünyaya uzanan bir pencereden bakıp yolculuğun keyfini çıkaracak. Yüz yıl sonrasına bakarken, cevapların tamamının aslında kendimizde olduğunu keşfediyor ve değişimin içten dışa nasıl yansıdığını gözlemliyoruz.

tunik

İniş noktamız bir cadde. Caddeleri istila eden mağazalar yok. İstanbul Modest Fashion Week’i andıran bir ortamda, workshoplar canlı müzik sesleri ile karışıyor ve hareketli bir yerde kendimizi buluyoruz.  Modanisa caddesinin bir köşesinde oturan, yaz mevsiminin enerjisini pudra rengi ile dengeleyen bir kadın bize gülümsüyor 🙂 Tunik için tıklayın.

Tanıdık yüzlere de rastlıyoruz. Ajda Pekkan kahvesini yudumlarken, Nebahat Çehre yine en şık hali ile geziyor 🙂 Artık  “eril” veya “feminen” tasarımlar görmüyoruz. Kadınlar, “güç giysisi” adını verdikleri parçaları giyiyor, kendi seçimlerini hayatlarını ve duruşlarını dış görünüşlerine yansıtıyor. Ne Dior, ne de Chanel… Kadınlar iyi hissetmenin başka bir formülünü bulmuş. Kararlarına güvenen, kendi seçimini yapan kadınlar var. Ve Modanisa kadınları, kendilerini böylece belli ediyor.

zaman

Doğal olana dönüşün en keskin hissedildiği bir zamandayız. Moda adına kadın vücudunu yok eden veya kıvrımlarını öne çıkartan akımlar yok. Kendisi ile barışan her kadın bir moda ikonu. Azzedine Alaïa’nın temiz işçiliği, Calvin Klein’ın sportif hatları veya Carolina Herrera’nın gömlek-kalem etek kombinasyonundan birini seçmek zorunda değiliz. Lüks hissetmek için Paris’in cinched bel formunu moda dünyasına sokan Dior’a ihtiyacımız yok. Christian Louboutin’in yüksek ökçelerinden rahat ayakkabılarımızla kaçarken,  Cristobal Balenciaga’nın pelerinlerinden vazgeçip modanın dışına uçuyoruz. Ve bizi yemyeşil çimler karşılarken, tam da bu ruhu taşıyan tanıdık bir parça buluyoruz. Bluz için tıklayın.

tesettürgiyim

 

Sıfır bedene hapsolmuş modaya değil de, her biri ayrı bir dünya olan kadınların dünyasına bakmak çok kolay. Hepsini kıyafetlerinden tanıyoruz. Emilio Pucci’nin rengarenk desenlerinin dikkat çekiciliğinden uzak ama bir o kadar da zarafetin vurgulandığı kıyafetler bunlar. Bir Hubert de Givenchy imzası taşımaya gerek duymayacak kadar da lüks. O lüksü sağlayan şey ise, kadının ta kendisi. “Ben giymiyorsam, o lüks değildir” diyecek kadar kalıplara sığmıyorsanız, sizi de bu yelekten tanıyabiliriz. Yelek için tıklayın.

zaman yolculuğu

Aynaya baktığınızda kimi görüyorsanız, idolünüz o’dur. Bu anlayışı kavrayan bir çok tesettürlü kadını caddelerde görüyoruz. Birbirinden farklı olsa da ruhen bir bütün olmayı başarmış kadınlar. Ve bakarken kendimizden çok şey katabileceğimiz parçalardan biri daha gözümüze çarpıyor. Trençkotlar artık daha hafif, daha kullanışlı. Modeli aynı fakat her kadında başka güzel. Trençkot için tıklayın.

Yer çekimi her yerde olduğu halde uçakları kullanarak nasıl uçuyorsak, dünya çapında modanın hakimi olan markalardan kaçıp kendi modamızı yaratabiliriz.

Hayata karşı güçlü bir duruşu olan, ama ara sıra bizimle kısa yolculuklara da çıkan kadınların sevdiği parçalar için tıklayın.

Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir