Tokyo Da Balmain'den Giyiniyor | Tesettür Giyim Blog

Tokyo Da Balmain’den Giyiniyor

20 Tem 2018

Son dönemin ortalığı kasıp kavuran dizisi La Casa De Papel’de Tokyo’ karakteriyle dikkatleri üzerine çeken Úrsula Corberó, yine bir Balmain elbiseyle görüntülendi.

29 yaşındaki Ursula Corbero Barcelona doğumlu. Hem oyuncu hem de manken. Profesyonel olarak 13 yaşında oyunculuk kariyerine başlayan Ursula, birçok televizyon dizisi ve sinema filminde yer aldı. Televizyon dünyasına adım atması ise 2002 yılında yayınlanan bir diziyle oldu. Kendini ve yeteneğini kanıtladığı dizi ise, Física o Química (Fizik ve Kimya). Bu komedi dizisiyle çok sayıda ödülün de sahibi oldu. Tokyo doğup büyüdüğü Barcelona’nın takımını destekliyor. Özel hayatında, 29 yaşındaki Arjantinli oyuncu Chino Darín ile 2016 yılından beri birliktelik yaşıyor.

Balmain kimdir?

Üzerinde gördüğümüz kıyafet ise Balmain’e ait. Fransa’nın gelmiş geçmiş en iyi haute couture tasarımcısı kabul edilen Pierre Balmain, kraliçelerden prenseslere birçok özel kadını giydirdi ve adını verdiği Balmain markasını şıklığın sembolü haline getirdi. 1914’te Fransa’da dünyaya gelen Pierre Balmain, çocukluk yıllarını annesinin ve teyzelerinin kıyafet diktiği butikte geçirmiş. Kumaşların içinde büyüyen Balmain, tasarımcı olmaya erken yaşlarda karar vermiş. Lelong’la çalıştığı yıllarda Christian Dior’la işbirliği yapmış. 1945’te kendi moda evini açan Balmain’in kendi moda evinde sergilediği koleksiyonunda yüksek bel, uzun etekler ve birbirinden farklı formlarla özellikle savaş zamanındaki kadın imajını tamamen değiştirmiş. 1947 yılında çıkarttığı Vent Vert adlı parfümü büyük ilgi görmüş. Hatta 1950 yılının başına kadar yılın en çok satan parfümü olmuş. Daha sonraki yıllarda çıkan parfümleri Madame, Ivoire ve Eau’ Amazoine, Vent Vert’in başarısını sürdürmüş.

Pierre Balmain 1982’de dünyamızdan ayrıldı. Ancak marka öncü çizgisini hep korudu. 1948 yılında modaevine katılan ve 1990’da ayrılan, Fransız tasarımcının hayat ve iş ortağı olan Danimarkalı Erik Mortensen tasarımcının vasiyetinde belirttiği varisiydi. 1991 itibariyle, firma üç kez satıldı ve satın alındı. Çok sayıda düşük nitelikli lisans anlaşması ile firmanın imajı bir hayli zedelenip çiğnendi.

Şaşalı bir kariyere sahip Christophe Decarnin’in, 2005 yılında sanat direktörü olarak atanmasından önce yaklaşık on iki tasarımcı Mösyö Balmain’in yerini o doldurmaya çalıştı. Bu tasarımcılar arasında sadece, 1992 ila 2002 yılları arasında firmanın idaresini elinde tutan Oscar de la Renta iz bırakabildi. De la Renta,idarede bulunduğu süre zarfında, moda akımlarına uyum içinde ilerlemek yerine daha sofistike, özel bir müşteri kitlesine hitap ederek modaevinin Haute Couture geleneğini yeniden canlandırdı. Beş yıl boyunca hazır giyim tasarımlarını yapan Decarnin, modaevini tamamen değiştirdi. New York Times eleştirmeni Cathy Horyn onun bu başarısının “bir moda evini canlandırmanın eski yönteminin tamamen yenik düşüşü” olarak nitelendirilebileceğini önerdi. Balmain’in bir önceki yüzyıldan kalan yarı unutulmuş tasarımlarının kamuoyunun geneline pek de hitap etmeyeceği konusunda baştan herkesin onayını alan Decarnin, Paris’teki diğer birçok saygıdeğer firmanın aksine, arşivleri karıştırarak fikir edinmekten kaçındı. Bunun yerine, referans aralığını geniş tutarak, her zaman Balmain’in özelleştiği alan olan gece kıyafetlerine ve soyut olduğu kadar güçlü de olduğu kanıtlanan Couture ruhuna odaklandı. Pırıltılı, güçlü omuzlara sahip, son derece kısa ve genellikle vahşice yapılıp sökülmüş gibi görünen Decarnin’in kreasyonları, görenleri “Balmain” diye istavroz çıkarmalarına yol açacak bir çılgınlığa itti. Michael Jackson dahi bu tasarımların müptelası oldu. Tasarımlar, gösterişli bir sevimliliğe sahip bir görünümdelerdi ancak hiç de ucuz sayılmazdı. Ancak maliyet Decarnin’in elit müşteri kitlesini oluşturan son derece varlıklı ve sosyete sayfalarını süsleyen kızlar için engel teşkil etmedi.

2011 yılının Mart ayında, Decarnin, depresyondan mustarip olduğu gerekçesiyle sonbahar defilesinin sonunda podyuma çıkmadı ve bir daha hiçbir geleneksel baloda görüntülenmedi. Oysaki o modaevini etkisinin en çarpıcı yükseklikte olduğu konumuna geri getirmişti, ancak bu dramatik çöküşünün hemen ardından, dünya çapında tüm gazeteler onun modaevinden ayrıldığını büyük başlıklarla duyurdu. Balmain modaevi, bir kez daha liderini kaybetmişti.

Son olarak Valentino’nun ana firması Mayhoola, Parisli moda evi Balmain’i satın aldı.

 

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir