Tükenmişlik Sendromuna Yakalanmayın!

25 Kas 2015

“Kolumu kaldıracak takatim kalmadı”,” işe gelirken ayaklarım geri geri gidiyor”,” erken uyansam da işe geç kalıyorum”,”sırtımdaki yük beni çökertti”,”artık dayanacak gücüm kalmadı”,”nedenini bilmediğim kramplar ve baş ağrılarım oluyor”,”hiçbir şeyden zevk almıyorum” gibi cümleler pek çoğumuzun kulağına geliyordur. Bu cümleler tükenmişlik kavramının dile yansımış halleridir. Tükenmişlik çalışan kişilerin yaptıkları mesleğin amacından sapması ve buna bağlı olarak sundukları hizmetin kalitesinde düşüş, motivasyon kaybıyla kendisini gösteren fiziksel ve psikolojik boyutları olan bir kavramdır.

tükenmişlik-sendromu

Özetle tükenmişlik sendromu kişinin iş performansında düşme ile sonuçlanan ilgi kaybı ve tükenmişlik duyguları olan bir durumdur. Peki ya tükenmişlik sendromuna yakalandığınızı nasıl anlarsınız?

İşte 10 adımda tükenmişlik sendromu:

Tükenmişlik Duygusu

Duygusal, zihinsel ve fiziksel olarak tükenmişlik hayatınızda yer alabilir. Devamlı bir tükenmişlik duygusu ile kendinizi enerji kaybına uğramış hissedersiniz.

Motivasyon Kaybı

Eskisine göre artık her şey daha sıkıcı olmuştur, sabahları kalktığınızda işe gitmek için kendinizi çok zorlarsınız. İşe geç kalmalar artar, ayaklarınız geri geri gider.

Hayal Kırıklığı, Kin ve Diğer Negatif Duygular

İş yerinde ya da hayatınızda yaptıklarınızın bundan böyle hiç bir anlamı kalmamıştır, geçmişe nazaran daha pesimist bir duygu durumunuz vardır. Ancak şunu unutmamanız gerekir, herkes zaman zaman gerek hormonel değişimler, gerek çevre koşulları değişimiyle pesimist hissedebilir. Burada önemli olan husus bu pesimist duygu durumun sizin günlük yaşantınızda alışılmadık bir şekilde uzun süredir yer alması gereğidir.

Kognitif Problemler

Stres altında olduğumuzda dikkatimiz yaşadığımız olayın yalnızca negatif kısımlarına odaklanır. Beynimizin ilkel bölgeleri stres altındayken “savaş ya da kaç” komutuyla metabolizmayı stresten korumaya çalışır. Bu durum da kişilerin yalnızca negatif yönlerine odaklandığı konularda yapıcı düşünmesini engeller. Kronik iş stresi kişilerde dikkat ve konsanstrasyon özelliklerinde düşüşe neden olur.

İş Performansında Gerileme

Tükenmişlik sendromuna yakalandığınız konusunda emin değilseniz, geçmiş yıllardaki iş performansınızla halihazırdaki iş performansınızı karşılaştırın. Şayet bugünlerde geçmişse göre daha az iş yapabiliyorsanız bu da tükenmişliğin önemli bir göstergesidir.

ev ve iş yaşamında problemler

Evde ve İş yerinde Kişilerarası Problemler

İş arkadaşlarınıza ufacık meselelerden dolayı kızıyor, evde aile bireylerine anlamsız konularda bağırıp çağırmaya başladıysanız bu da tükenmişliğin bir diğer işareti olabilir.

Öz bakımı bırakma

Her zaman özenerek hazırlanıp işe gitmenin yerine sabah elinize ilk ne geçerse onu giymeye başladıysanız, çok fazla abur cubur ve özellikle çikolata yiyorsanız bir de üzerine uykularınız iş yerindeki çözülemez problemlerle dolu kabuslarla bölünüyorsa, uykusuzluk yüzünden sabahları kahve ile ayılıp çalışmaya başlıyorsanız bu da tükenmişliğin bir diğer işareti olabilir.

İş yerinde olmadığın halde zihnin iş ile meşgul olması

Mesai 5’te bittiği halde mesaiyi gece 12’de mi bitirenlerdensiniz? Eve geliyorsunuz ama hala zihninizde iş yerindeki gereksiz dayatmalar, iş yerinde yarım kalan işler ve görevler zihninizde cirit atıyor.

Memnuniyette azalma

İş yaşantınız ve aile yaşantınız hakkında genel bir memnuniyetsizlik durumu yaşayabilirsiniz.Sosyal aktivitelerinizde, evde ya da iş yerinde her ne olursa olsun bir türlü mutlu olamıyor olabilirsiniz.

Sağlık Problemleri

Uzun süre iş stresine maruz kalmak sağlık problemleri yaratabilir. Bu problemler nedeni belli olmayan boyun ağrıları, bacakların dizden aşağısının ağrıması gibi psikolojik sebepli fiziksel rahatsızlıklar ismi verilen psikosomatik rahatsızlıklar olabilir,  stresin kronikleşmesi durumunda kalp rahatsızlıkları, bağışıklı sisteminde bozulmalar ve kronik sindirim problemleri olarak karşınıza çıkabilir.

Bu 10 maddeden en az altı tanesini hayatınızda gözlemliyorsanız bir psikologtan seans talebinde bulunabilirsiniz. Her yazımda vurguladığım üzere tekrar hatırlatmak istediğim bir husus var; Lütfen internet üzerinden okuduğunuz yazılar ile kendinize teşhis koymayın, bırakın bu işi doktorlar yapsın siz de hayatınızda yaşadığınız problemleri, size özel ve özgün hayatınızı çözümlemenin keyfine varın!

Siz siz olun kendinizi, teşhis koymakla tüketmeyin! :)

Paylaş

1989 yılında Bursa'da doğdu. 2011 yılında International University of Sarajevo'dan fakülte ikincisi derecesiyle psikoloji bölümünden mezun oldu. 2014 yılında Üsküdar Üniversitesi SBE Klinik Psikoloji Yüksek Lisansını tamamladı, Marmara Üniversitesi'nde Din Psikolojisi alanında doktora yapmaktadır. İstanbul'da Anadolu yakasında "Bahar Psikoloji" Avrupa Yakasında ise "Bistanbul Danışmanlık" merkezinde danışan görmektedir. Moda psikolojisi, stil danışmanlığı, styling, ve psikoloji konularında aktüel bölümümüzde yazılar yazmaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir